Cinlerin yapıları,

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#1
CİNLERİN YAPILARI

Yaratılış olarak görünmeyen dumansız ateş dediğimiz bir işin cinsinden, akıllı bir enerji türü olan cinler, yapı yönünden bizden farklı olmaları, yani görünmemeleri, sesten hızlı hareketleri, geçmişteki bazı olmuş hadiseleri ortaya çıkarmaları,gayb aleminden şehadet alemine girmiş olan geleceğe ait bazı haberleri vermeleri bir üstünlük, bir meziyet değildir.

Kur’an-ı Kerim’deki meşhur kıssada Hz. Süleyman (a.s.), “Saba Melikesi Belkıs’ın tahtını kim getirecek” diye sual ettiğinde cinler ve ifritler ( ifrit; cinlerin bir nev’i ırkıdır) hemen getirebileceklerini söylediler.Araf ismindeki veziri ise, göz açıp kapayıncaya kadar kısa bir anda tahtı bütün mahiyeti ile beraber getiriyor.Hz. Süleyman ( a.s.) asasına dayanmış vaziyette vefat etmesine rağmen cinler O’nun vaziyetini bilemediler.Bugün yeryüzündeki medeniyet, teknik buluşlar, terakki ve yükselişler, elektronik beyin ve bilgisayarlar, ışınlama cihazları vs. bütün ilerlemeler insanların üstünlük tarafıdır.Peygamberin mucizeleri, insanlara üstünlük ve terakki için yol göstericidir.

CİNLER BİZİ NASIL GÖRÜR?

İnsanın gözü ancak ışıklı ortamda görür.Işığın bulunmadığı karanlık bir ortamda; beş duyumuzdan biri olan görme organımız fonksiyonunu icra edemez.İnsanın içinde bulunduğu ortamdaki elektromanyetik ve manyetik akımları gözüyle görmesi mümkün değildir.Bunlardan ancak bir kısmı kızıl ötesi, mor ötesi, radyasyon vs. teknik cihazlar ile tespit edilmektedir.Cinler ise, henüz teknik cihazların tespiti dışındadır.Ama insanoğlu, onların dalga ve enerjilerini, ışınsı vücutlarını tespit edecek aletleri ilerde bulacaktır.

Gelelim cinlerin bizi görmesine.Ben burada iddia ediyorum ki; cinler bizim gördüğümüz gibi görmüyorlar.Bizi, bir molekül yığını, enerjinin madde haline gelmiş şekliyle görüyorlar.Ancak kendi alemlerindeki bilgileriyle bizim eşkalimizi, şekil ve boyutlarımızı kavrayabilirler.Onların aleminde göz, kulak, ağız, burun, el, ayak diye kavramlar yoktur.Bizi, bizim gibi görmeleri için, metafizik alemden fizik alemine geçmeleri gerekir.Yoksa, onların aleminde (boyut farklılığından dolayı) insan bir molekül yığınıdır.İnsan yavaş, cin ışın hızında bir yaqpıda olduğundan cinler kendilerini daha üstün ve meziyetli görürler.Halbuki İslam inancında insan bütün kainatın halifesidir;akıl, muhakeme, ilim vs. yönleriyle cinlerden üstündür.Hz. Süleyman, “Belkıs’ın tahtını kim getirir?” dediğinde, cinlerden bir ifrit “yerinden kalkıncaya kadar demişti.Buna karşılık Araf ismindeki vezir “göz açıp kapayıncaya kadar” demişti.Kur’an da anlatılan bu ve bunun gibi kıssalarla insanoğluna ilerlemesi için hedefler gösterilmiştir.Bu kıssada da insanların, cinlerin hızını aşan, onlardan daha süratli bir teknik geliştirebileceğini, bu yolun açık olduğu mesajı verilmiştir.

Hazine arayanlar, cinlere altın dediklerinde, cinler bizim gördüğümüz sarı renkteki metal yığınını anlayamazlar.Ancak altın madeninin manyetik şualarını, yayınladığı radyasyon dalgalarını algılayabilir, ona göre hüküm verebilir.

Cinler, her insanın beyin kabiliyetine, bünye ve yapısına, algılama durumuna göre farklı görüntü verebilir.Temessül dediğimiz görüntü, aslında cin değildir.Üç boyutlu bir görüntüden ibarettir.Elimizi uzatırsak sadece hava boşluğu ile karşılaşırız.hayaletlere ateş edildiğinde neden ölmedikleri, zannediyorum şimdi daha iyi anlaşılmıştır.
 

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#2
CİN VE ŞEYTAN FARKI

Burada dikkat edilmesi gereken nokta; cinler, insanın doğrudan beynine, aklına, düşünce sistemine nüfuz edebilir, o bölgeleri tesir altına alabilir ( korku,endişe,hayal kurma gibi olaylarda olduğu gibi).Şeytan ise farklıdır, o yaratılış gereği kalbe ve inanç merkezine nüfuz eder.Kalbin yanında bulunan lümme-i şeytaqniye denilen yerde, devamlı surette insana vesvese verir, onu ifsad etmeye çalışır.Şeytan, en büyük düşman olduğu halde, gerektiğinde cinleri, gerektiğinde habis ruhları, gerektiğinde ise insi şeytanları kullanarak,kötülüklerini bunlar vasıtasıyla sergileyerek varlığını insanlara unutturmaya çalışır.Bu gaflet halinden kurtulmak için, insanın inancı kuvvetli,düşünce ufku berrak, temiz kalpli, hizmet şuurundaki insanlarla münasebetinin çok olması, hakikat derslerinin yapıldığı sohbetlere sık sık gitmesi ve dünyayı bir misafirhane olarak görmesi gerekir.

Özellikle sosyete kesiminde bulunup da, sırf macera olsun diye böyle seans düzenleyenler “ Mevlana’nın ruhu geldi, falan zat’ın ruhu gitti” diyerek, cinler tarafından aldatıldıklarının farkına varmaz ve inançlarında bir şüphe belirir. Birçokları cinlerin aldatmasıyla ibadeti de bırakır. İnsan için en büyük zarar, en müthiş hastalık, Allah’tan (c.c) uzaklaşmaktır ve şeytan bu konuda tuzağa düşen kimseye acımaz.

İnsanlar bu cazibedar cin oyunları, cin çağırma, ruh daveti, seans gibi şeylerle meşgul olup, cinleri görmek sevdası yerine, temiz bir kalple, ihlaslı bir niyetle, iman hakikatlerini anladıktan sonra, nefis terbiyesi neticesinde manen terakki ederek ulvi ruhlarla, büyük zatlarla, Allah’ın izniyle görüşebilir.

Böyle bir makama erişen insan, cinlerle görüşmeyi onlara soru sormayı veya onlardan herhangi bir bilgi öğrenmeyi neylesin;

Önümüzde, boyutları bizce tam belli olmayan bir metafizik alem vardır ve cinler bu alemin sakinlerinden ancak bir çeşididir.Kur’an-ı Kerim’in hakikatlarıyla, gerçekleri görebilen gözlerle,bu alemi keşfetmeye ve Allah’ın izni ile fethetmeye devam edeceğiz. Bu sahada ilim ve bilgilerimiz arttıkça, cinleri birçok sahada istihdam edeceğiz ( çalıştıracağız).Yeryüzünün ilk sakinlerini, teknolojinin ilerlemesiyle daha iyi tanıyacağız ve onlara daha çok aşina olacağız.
 

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#3
CİNLER NASIL GÖREBİLİYOR
Cinlerin biz insanları müşahede edip görmeleri birkaç şekilde cereyan eder.Yapısı uygunluk arz eden canlıların içine nüfuz ederek, o canlıların beynini,gözlerini ve duyu organlarını kullanarak olabilir.Yani, insanın veya hayvanın içine yerleşerek, onların gözleriyle fizik alemine bakabilirler.şehadet alemindeki perdenin herhangi bir sebepten açılması veya bizim boyutumuzun yırtıklarından, bizleri görebilirler.ıssız ve tenha yerler, bizim fizik alem ile metafizik alem arasında bir koridor meydana getirirler.ama bunu fiziki olarak şu imkanlarla ifade edemeyiz, yalnız ilerde ilim ve teknoloji, bu menfez ve koridorları tespit edecektir.

Bu hakikatlerin ışığı altında, eğer bir koridorun yakınında yerleşim yeri veya bir insan topluluğu bulunursa, oradakiler yapı ve karakterlerine göre rahatsızlanır.Kimisi ayılıp bayılır, kimisi kriz geçirir, kimisi gece karanlıkta uyuyamaz, kimisi devamlı tedirgin bir hal alır, huzursuzluk artar, kavga ve dövüşler çoğalır.Eğer metafizik alemi bilen bir kişi olayı incelerse, bu olayları çözer.Kendi ilmi ve kabiliyetine göre, bazı tedbirler alabilir.şarlatan ve istismarcılar ise; kendisine her geleni “sana büyü yapılmış” “sana sihir ve muska yazılmış” diyerek insanları sonu gelmeyen bir endişe atmosferine iterler.
 

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#4
BİZİM ALEM’ İMİZE NASIL GEÇİYORLAR
Cinlerin metafizik alemden görünen fiziki aleme geçişlerinde çeşitli sebepler vardır.Ya bizim alemimizde manyetik bir hadise vukuu bulur, ya iki alem arasında bir koridor meydana gelir ya da medyum özelliğine sahip bir kişi, bilerek veya bilmeyerek bünyesi gereği buna vesile olur.Yoksa hiçbir cini kendi aleminin hudutları dışına kendi iradesiyle çıkamaz.Aynı dünyada olmamıza rağmen boyut farklılığı bir hakikattir.Cinler, canları istediği zaman metafizik alemden, fizik aleme geçemezler.

Cinler, kendi alemlerinden bu aleme geçtikleri zaman rast gele kişilere musallat olamıyor, herkese tesir edemiyor. Ancak, doğuştan medyumluk özelliği olan insanlarla muhatap olabilir veya bünyesinde bir menfez, bir açık, bir rahatsızlık bulunan kişilere musallat olurlar.Bu kişiler de genellikle içine kapanık, korkak, çekingen, psikolojik olarak dengesiz, şizofreni ve beyin yönünden bir rahatsızlığı olan kişilerdir.
 

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#5
CİNLERİN IRKLARI

Canlılar ırklara, nev’lere ayrıldığı gibi, cinler de kendi bünye ve yapılarına göre, nev’, cins ve ırklara ayrılır.Burada en zor mesele, metafizik alemden, fizik alemine geçişte cinlerin nev’ ve ırklarını izah etmektir.

Yeryüzünün insandan önce yaşayan canlılarından olan cinler de ırklara ayrılır.Manyetik enerjilerine, enerji akımlarına, akımların frekanslarına göre çeşitli cinslere ayrılırlar.Sür’at ve hızları, ırklarına göre farklıdır.Cinlerin hepsi görüntü veremez.Metafizik alemden bizim alemimize geçemez.Ancak bazı cins ve ırklar geçebilir.Kimi eşyayı bir yerden bir yere nakledebilir, kimisi yanına geldiği insanı çeşitli şekillerde hastalandırır, kimisi rahatlatır.Kimi cinler korku ve ürperti verir, kimi ırklar ise insanın şehvetini arttırır.

Cinlerin yaşadıkları yerler de ırklarıyla, cinsleriyle ilgilidir.Kimisi karanlıklarda, kimisi tuvaletlerde, kimisi ateşte, kimisi suda yaşar.

Bazı hikaye ve masalların temel unsurlarında kullanılan cadı, peri, hortlak, ifrit, gulyabani, dev vs. gibi isimler aslında birer cin adıdır.Irk olarak en güçlüleri, ifrit adı verilen cin grubudur.İnsana korku ve ürperti veren cin grubu cadılardır.

Şeytan da ırki yönden cinler gibi dumansız ateş denilen bir ışın türünden yaratılmıştır.fakat, cinler şeytanı göremez ve onun bozguncu emellerine alet olabilirler.İnsan ve hayvanlar topraktan yaratılmış olmalrına rağmen şu an toprak değil, et ve kemikten müteşekkil mahluklardır.insan et ve kemikten yapısına rağmen, birçok duygu ve hissiyat ile donatılmıştır.Bunun gibi cinler de bir enerji kütlesi olmalarına rağmen onlara da Allah (c.c.) tarafından yapılarına uygun kabiliyet ve duygular verilmiştir.
 
Son düzenleme:

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#6
CİNLERİN MANYETİK DAYAĞI

Bulunduğum ilçede bir gün bir adam getirdiler.”Doğan bey bu adam belli vakitlerde görülmeyen kişiler tarafından dayak yiyor, yerlere fırlatılıyor, feryat u figan ediyor” dediler.Adamı incelediğim zaman, vücudunun hemen akım aldığını, menfez noktalarının bulunduğunu tespit ettim.hadiseyi araştırdığım zaman bu köylü, rast geldiği bir ağaç kovuğunda bir kese altın bulup, alıyor.daha evvelden bahsettiğimiz gibi, cinler en çok altın madenini severler.Çünkü, bu maddenin yaydığı ışın, cinlerin enerjileri için bir kaynak oluşturuyor.Her maden, metafizik alemde belli bir metafizik görüntü ve enerji yaymaktadır.Zaten cinler maddeyi bu enerji ve akım derecelerine göre değerlendirmektedir.

Bu köylü altınları aldığı gibi bir de ağacın kenarında abdest bozuyor.Orada bulunan cini topluluğu bu adamı,çok güçlü manyetik bir akım ile çarpıyor.onu baygın vaziyette köylüler bulup getiriyorlar.Ama belli zamanlarda sanki görünmez kişilerden dayak yer gibi, bağırıyor, yerlerde debeleniyor.Halk, “cin çarpmış,” “cinler dayak atıyor” diyor.Aslında, uzaktan gönderilen manyetik akım ile, o kişi acı çekiyor ve bağırıyor.Biraz da yapı ve bünyesi uygun olduğundan cinlerin gönderdiği manyetik akım ve frekanstaki enerji dalgası, o köylüyü sarsıyor, yere yıkıyor, acı veriyor.Ben olaya müdahale ettim, o kişi ile cinnileri barıştırdım. Cinniler barındıkları yere pislik yapıldığından dolayı, kızgın bulunmalarına rağmen, inançlı olduklarından mesele halledildi.

Eğer bu köylü, sahtekar birinin eline düşseydi, ona nice büyü, sihir, muska masalları anlatılacaktı.”sana büyü yapılmış” denilip, yanlış yola gönderilecekti.Metafizik alemi bilmeyen bir doktor ise buna şizofreni, halüsinasyon görüyor deyip, birçok iğne veya hap verecekti.beyni uyuşturmak için müdahaleler yapacaktı.
 
Son düzenleme:

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#7
CİNLER VE TESİR YERLERİ Cinler ve onlardan zuhur eden çeşitli rahatsızlıklar, insanın ancak beyin, düşünme, görme, idrak ve vücudunun menfezlerinin açık noktalarına, elektriki kutup yerlerine zarar verebilir.

Cinler, büyü, sihir ve onlardan sudur eden rahatsızlıklar insanın iman ve inanç merkezi olan kalbine hiçbir zarar veremez.Ancak, sıkıntı vererek, günaha düşürmeye sebep olurlar.

Cini şeytanlar, vesvese verirler.Şüphe içinde insanı küfre sevketmek isterler.Şehvet duygusuyla insanı günahlara yöneltmeye çalışırlar.Allah (c.c.) bütün insanları ve cinleri, şeytanın bu tuzağından muhafaza eylesin.
 
Son düzenleme:

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#8
KILLI YARATIK KARABASAN

Halk dilindeki adı KEPBOZ
Bir gece vaktinde yatağıma uzanmış, uyumak üzereyken metafizik alemin bir boyutuna menfez açıldı.Ve bu menfezden kıllı, ayı-postu gibi bir görünüşe sahip bedensiz bir canlı yattığım yere geldi.Aynı odada yatan diğer üç arkadaşım bu canlıyı hissetmediler.Sadece bir tanesinin üzerinden geçerken, o arkadaşın beynindeki bazı sinir sistemlerini geçici olarak kilitledi ( karabasan hadisesi ).Benim yanıma gelince elimdeki manyetik akım onu rahatsız etti ve gözden kayboldu.

Bu olay materyalist gözle bakılırsa,beyinsel yanılsama yani hayal görmeydi.Ancak o bedensiz canlı, bizim boyutumuza geçerken yapısı gereği bana öyle bir şekilde göründü.Yanımdaki arkadaşıma ise manyetik yapısından dolayı geçici bir süre rahatsızlık verdi.Çünkü cinlerin manyetik yapısı bazı hassas bünyeleri çeşitli yönlerden rahatsız etmektedir.Uyku esnasında karabasan hadisesi de budur.
 

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#9
CİNLERİN IRKLARI VAR MI?

Nasıl ki insanlar farklı ırklarda yaratılmış, aynı şekilde cinler de çeşitli şekillerde yaratılmışlardır. Hepsi hipnoz seansına gelmez, ancak birkaç ırk seans esnasında devreye girer, geçmiş ile ilgili görüntü ve bilgiler hipnoz olan kişiye gösterir.

Bir kısmı eşyayı hareket ettirir; Hz. Süleyman tapınağı, Mısır piramitleri vb. gibi.Suya görüntü verenler farklı bir ırk, medyumların transa girmesine yardımcı olan farklı bir ırktır.UFO gibi görünenler daha farklıdır.

Bu farklılık, enerji ve dalga boyu değişikliğinden kaynaklanır. Çünkü bedensiz varlıklar da bir enerji çeşididir ve her enerjinin bir dalga boyu vardır. Ve cinler akıllı ve şuurlu varlıklardır.

MÜSLÜMAN CİNLER VAR MI
Bir gece, Hz. Peygamber (s.a.v), İbn-i Mesud-u (r.a) yanına alarak, şehir dışına çıktılar. Tenha ve boş bir tepede, Resulullah Hz.Mesud’un çevresine bir daire çizdi, bir şeyler okudu ve O’na tembih etti: “Ya Mesud, sakın bu daireden çıkma” kendisi az ileride heyula gibi korkmuş sesler çıkaran, boyları çok uzun, karanlık, acaip görünüşlü varlıklarla görüştü. Saatler sonra İbn-i Mesud’un yanına gelen Hz. Peygamber, ona şunları söyledi: “Cinler aleminden ulu ve yüksek cinler geldi.ben onlara İslamiyet’i tebliğ ettim, Kuran-ı Kerimden ayetler okudum.Cin kardeşleriniz de biz insanlar gibi imtihan olmaktadır.Ey Mesud, şayet sen çizdiğim daireden çıkmış olsaydın,seni kıyamete kadar kaybeder,görüşemezdik.”
Bu hadisede Hz.Peygamber, cinlerin manyetik vücutlarından, enerji ve akımlarından zarar görmemesi için, bir koruyucu daire çizmişti.İbn-i Mesud bu daireden çıksaydı, ihitimal, beyin ve sinir sistemi arızaya uğrayacak, zarar görecekti.

EŞYA NAKLİ VE CİNLER
Maddenin sürati ne kadar artarsa, Maddi kütlesi o kadar hafifler, sürtünme kuvveti o kadar azalır.

Cinler,yüksek enerji altında,maddeyi üç boyuttan kurtarıp, atom ize ederek, ışık hızına yakın bir hızla onun kütlesini ortadan kaldırırlar.İstenilen yerde bu hızı durdurup, eşyayı orada peyda ederler.Mısır’daki piramitlerin, Kudüs’ teki tonlarca ağırlığa ulaşan taşlardan örülmüş duvarların sırrı buna bağlıdır.Böyle olayları, metafizik ilmini ve kainattaki çeşitli enerji türlerini bilirsek daha kolay çözeriz.

ATEŞ VE CİNLER
İran’daki eski kavimler, Med, sasani, Mittani, Huvri, Guti, Subari gibi devlatlerde, ateşe tapmak, ateşi görmek, Mecusi ve ateşperestlik inancı hâkimdi. Bunun en büyük sebebi; cinlerin bir nev’i ateşin içinde yaşarlar, mekânları ateştir. Bu arada medyum özelliği taşıyan kişilere, bu cinler görüntü verirler ve insanlara ateşe tapmalarını telkin ederler. Buradaki incelik, bu cinler, bizi yakan maddi ateşin içinde değil, ateşin metafizik boyutunda yaşarlar.Şeytanın azdırmasıyla, bu cin nev’i insanları tevhit inancından uzaklaştırmak için bu çeşit oyunlar oynamışlardır.

Daha evvelden bahsetmiştik, bir kısım cin sınıfı da heykel ve putların içine girip insanlara hitap ederek, putperestliğe sebep oluyordu.Burada gerçek anlamda putun içine girmek değil, metafizik anlamda put ve heykellerin çevresinde bulunmak söz konusudur.
 
Son düzenleme:

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#10
ÂLEMLER
Âlem; bütün yeryüzü, kâinat, dünya, mahlûkatın nevleri ve her şey manalarında kullanılmaktadır. Her bir cins mahlukat birer alemdir ve her insan da küçük bir alemdir. Bütün âlemler beraber bir arada bulunabilirler. Mesela, bir bakır telde, hem maddi âlem, hem ısı âlemi, hem de elektrik âleminin bir arada bulunması veya tek bir insanda birçok âlemin örneğinin olması gibi.

Âlem-i asgar; en küçük alem olarak ifade edilen insandır. Çünkü her bir insan, bütün âlemlerden örnekleri içinde barındıracak şekilde yaratılmıştır.

Âlem-i berzah; kabir âlemidir. Vefat etmiş, ölmüş kişilerin bulunduğu âlemdir.

Âlem-i ekber; en büyük âlem, kâinat demektir.

Âlem-i emir; yaradılışa ait kanunlarla ilgili âlemdir. Kainattaki kanunlar, mahlukat üzerindeki bütün tasarruflar bu aleme bağlıdır.

Âlem-i esbab; sebepler âlemi. Her şeyin bir sebebe dayanarak olduğu âlem. Yani fiziki dünyamız.

Âlem-i gayb; beş duyumuzla algılayamadığımız âlemdir. Bize göre geçmiş ve gelecek gaybtır.

Âlem-i hab veya menam; uyku ve rüya âlemidir. Bazı âlimler âlem-i misal adını vermiştir.

Âlem-i kevn ü fesad; kainat, yani varlık sahasına gelip gitmelerin, toplanıp dağılmaların, yaratılış ve zeval buluşların yaşandığı bu alem.

Âlem-i nasut; dünya hayatı ve insanlar âlemidir.

Âlem-i şehadet; beş duyumuzla algılayabildiğimiz bu dünya.allah1a iman edenlerin,Allah2a şehadet ettikleri, itaat ve ibadet ettikleri dünya âlemidir.

Âlem-i melekut; her şeyin kendi mertebesinde, o mertebeye uygun ruhu ve hakikatinin âlemi. Her şeyin hakikatinin dayandığı âlem.
 

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#11
MİSAL ALEMİ
Misal alemi, farklı bir boyuttur ve dünyamızdan binler defa daha büyüktür. Bu bu boyutta dünyadaki bütün renkler, şekler, sesler, fiiller alınıp kaydediliyor. Bu kayıtlar, mahşer günü bütün insanlara gösterileceği gibi, Allah’ın rızasını kazanmış cennetteki kullar da dünyadaki maceralarını, hatıralarını sinema seyreder gibi seyredeceklerdir.

Rüya veya yakaza dediğimiz uyku halindeyken insanoğlu bu boyuta girer, bazı fotoğrafları görür ve bizim boyutumuza geçince bu durumu anlatır. Bazıları buna beynin bir fonksiyonu dese de aslında burada insan ruhu ön plandadır.
 

R00T

ProfessionaL
Administrator
Mesajlar
2,501
Beğeniler
3,604
Puanları
118
#14
Vallaha ustam bu cinleri baya yazmışsın.Bilgi edinmek güzel.Emeğine sağlık teşekkürler.
İsterdim ki birileri bir cihaz yapsın net şekilde yerin 7 metre altına kadar bi güzel rötgen çeksin .Defineciler için bu çok büyük bir buluş olurdu.
 

harputlu

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
1,454
Beğeniler
2,654
Puanları
118
#16
@Gönül_eri ve @R00T ustalarim kardeşlerim
Estağfurullah güzel kardeşlerim, sizler varken yanımda insan daha bir şevkle arastirinca güzel bilgiler ortaya çıkıyor, iyiki varsınız.
inşallah birgün dediğinde olur @R00T ustam, ama cihaz diye diye rezil rusva olduk, yinede bulamadık bir cihaz, onsuz olmuyor bu işler.
 
Son düzenleme:
Üst Alt