Define Nerelerde Aranır

Karahanlı

Moderatör
Süper Moderatör
Mesajlar
63
Beğeniler
41
Puanları
23
#1
İnsanlar para ve kıymetli eşyalarını,ancak kendilerinin belirleyebildiği en gizemli noktalara saklıyorlardı. Bu noktalar arazinin muhtelif yerleri olabileceği gibi evler, kiliseler ve çeşitli doğa yapıları olabiliyordu. Bunların dışında elbette her para gömücüsünün kendine has belirlenmiş yerleri de olabilir. Bizim burada yapacağımız; para ve kıymetli eşyaların nerelere konulabileceğinin mantığı üzerinde durmaktadır. Bunlar define avcılarının mutlaka bilmesi gereken konulardır.

1. Gömüyü yapan kişi malzemesini gömmeden önce mutlaka iyi bir düşünce sürecinden geçecek, kendi yaşadığı bölgelerin içinde kendisine en uygun ve akla en yatkın yeri bulmaya çalışacaktır. Ancak akla yatkın olması kendi açısından önemlidir.Bu nokta başkası tarafından akla ve mantığa uygun olmamalıdır.Gömüyü yapan kişi en kalabalık bir yeri seçip orda ki gelen geçen insanlara da fark ettirmeden malzemeye bekçilik yaptırabilir.

2. Seçtiği gizli gömü alanı kendisinin sık sık ziyaretle kontrol edebileceği bir mekan olmalıdır. (bu madde eşkiya ve muharipler için geçerli değildir ) Özellikle ev ve bahçe gömüsü yapan insanlar oturup yattıkları odalardan ya da pencerelerden rahatça gözleyebilecekleri alanları seçerler.

3. Gömü yapan kişi ya da kişiler daha sonra tekrar geleceklerini düşündüklerinden dolayı da; gömü alanın çevresinde kendilerine uygun belirli yerleri nirengi noktası olarak alırlar.Bu madde arazi ve orman gömüsü yapanlar için daha önemlidir.

4. En son olarak; gömü yapan kişi; gömü alanı çevresinde bir takım işaretler koyacak ve onlarla yerin bulunmasını sağlayacaktır. Bizi esasen en çok ilgilendiren meselede burasıdır. Ancak bu yönü işin aynı zamanda en zor olan kısmıdır. Zira gömücün bıraktığı işaretin çözülebilmesi için öncellikle bu işin bir kuralının bulunmadığı bilinmelidir. Burada mantıklar zorlanacak, edinilen tecrübelerden yola çıkılarak bir sonuca varılmaya çalışacaktır. Bir de; gömücü kişinin sosyal yapısı, eğitim durumu, yaşadığı devir ve dine bakış açısı iyi bilinecektir. Sadece bunlarla bitmeyip bir de Grek, Roma, Frig, Bizans ve yerine göre Osmanlı alfabe ve rakam sistemlerinin bilinmesi kaçınılmaz olmaktadır. Son olarak da; belki bir miktar tarih bilgisi en önemli malzemesi olmaktadır. Çünkü biz Hz.İsa'nın henüz doğumu 2.000 sene olmasına rağmen 3.000 yıllık İncil'den bahseden tarih uzmanlarını! Çok gördüğümüz için bu meselenin ne kadar önem taşıdığını da çok iyi biliyoruz.

Malzemeyi gömen kişinin yer sorununu çözmesi ile ilgili olarak bu kadar bilgi verdikten sonra, gömü mekanları üzerinde de bir miktar duralım: En az işaretlerin kendisi kadar, o işaretlerin bırakılacağı mekanlar da önemlidir. Bazen de hiçbir işaret bırakılmadan geçmiş anlayışlar doğrultusunda bazı gömülerin yapıldığını biliyoruz. O halde; Anadolu'daki gömülerin sıklıkla nerelere gömüldüğünü, yapılan gömülerde hangi noktaların daha çok nirengi olarak seçildiğini görmeye çalışalım. Şurası asla unutulmamalıdır ki gömü yapan insanlar kendilerine gömü mahallerini belirlerken asla değişmeyecek olan ya da yakın zamanlarda yerinden oynamayacak olan yer ve mekanları ya da onlara yakın bölgeleri tercih ederler. Bu yerleri kısaca inceleyelin:

ARAZİLER

Arazileri kendi şartları içinde çok iyi değerlendirebilen eski insanlar, kendi yaşadıkları devirlerdeki nüfus yoğunluğunu ve yol geçiş güzergahlarını göz önünde tutarak en az dikkat çekecek yerleri seçmişlerdir. Arazi gömülerinin çoğunda yerlerdeki sabit küçük kaya parçalarında ok, kama, cezve, nal, niş, sofra taşı, zincir, el ve ayak resmi ile hayvan figürlerinin işlendiği küçük taş parçalarıdır.

Yukarıda saydığım ve benzeri olan işaretler genellikle kayalıklar üzerinde değil; yerdeki sabit küçük kayalara ve taşlara işlenirler. Burada dikkat edilecek bir husus arazi işaretlerinin kesinlikle bir tek olmayacağıdır. Hatta Ermeni toplumu mensuplarının kendi iç anlayışları doğrultusunda en az iki ya da üç işaret bırakmadan define gömmediklerini herkes bilir. Bu işaretlerin bir tanesi yön bir diğeri mesafe bildirmek zorundadır. Bazen hem yönü hem de mesafeyi tek kalemde bildiren işaretler de bulunabilir. Ok, yay, tek ayak vb. işaretler bunlardandır. Murçlu kayalar ise mutlak mesafeyi ve yönü sayarak bulmayı gerektiren motiflerdir. Bu işaretlerin bir kısmı ters yönler için aldatmaca olarak da kullanılır. Ok işareti olarak verilen motifin bazı çeşitleri bunlardan biridir. Diğer bir kısım işaretler de bulunduğu taşın altını kazmayı ifade eder; cezve,değirmen taşı,musalla taşı,sofra taşı,yapraklı çiçek bunlardan bir kaçıdır. Çizilen motifin gösterdiği yönde gidilerek adım ya da metre hesabıyla gömüsü yapılanlar ise gömücü kişilerin mantığını ve kullandıkları uzunluk ölçülerini bilmeyi gerektiren işaretlerdir. Bunlar da bir kısım oklar, kasatura, baş halkalı zincir, tek ayak, tek el, tabanca ya da tüfek vb. işaretler bunların bir kaçıdır. Osmanlı döneminde azınlıkların kullandıkları arşın ölçülerinin bilinmesi gibi bazı bilgiler burada önemlidir. Yine Roma ve Bizans gibi uygarlıkların bıraktıkları işaret ve semboller de bilinmezse malzemenin yerini bulmak mümkün olmayacaktır. Arazi ve kayalık alanlarda bırakılan bir kısım işaretler sadece müjdesi verebilir. Asıl arayı bulmak da yine ikili-üçlü işaretlerin iyi tanınmasını gerektirir. Yer taşlarına bırakılan önemli işaretlerden biri de parçalı motiflerdir. Bunlar topal ayı, tek göz, noksan yapraklı çiçek, çolak papaz gibi işaretlerdir. Bu motiflerin kopuk ve noksan olan parçalarının bulunması gerekir. Malzeme kopuk parçanın yine altında değildir. Yakınında aranacaktır. Bununla ilgili bilgi kendi bölümünde verilmiştir. Yer taşlarına çizilen haç veya yemin ifade eden istavrozlar ise bazen mezara, bazen de tapınağa nişan olarak bırakılmıştır. Arazilerde tek ağaçlar ve ikili üçlü sıralı ya da geometrik şekilli olan ağaç grupları da önemlidir. çatal çamlar,eski ardıçlar,ahlat grupları aldatan yerler değildir.

ORMANLAR

Gömülerin sıkça yapıldığı alanlardan biri de ormanlardır. Orman gömülerinde sık ekilen grup ağaçlar yerine yol kenarı fakat belirli yetişkinlikte olan ağaçların yakınları tercih sebebidir. Ormanlar da yine dönemeç noktalar ya da bakıldığında bir köy veya ağılı görecek noktalar önemlidir.Eski orman da defineciler tarafından iyice bilinmesi çok mühimdir.
Orman içlerinde pek çok yerlerde kilise, tapınak yerleri ile mağaralar mevcuttur. Bugün bu yerler bozulmuş tahrip edilmiş olabilir. O zaman buraların eski halini göz önüne alarak araştırma, inceleme yapmak gerekir. Yani eskiden orman alanı iken bugün çıplak arazi olarak görünen yerler olabildiği gibi tam tersi de olabilir. Hıristiyanlık öğretisi için de inziva ve riyazet vardır.Dolayısıyla bir kısım kiliselerle tapınakların orman içlerine yapılmış olması sıkça rastlanan durumlardır. Papaz ve rahipler buralara çekilerek ibadette bulunurlardı. Yine aynı şekilde bazı manastırların gözlerden uzak ve tabiat ortamları içine yapıldığını sıkça görürüz. Trabzon'daki Sümela Manastırı bunların en güzel örneğidir.

KİLİSE VE TAPINAKLAR

Gerek inançları ve gerekse eski devirlerdeki güvenilirliği nedeniyle gömücü insanların tercih mekanlarından birisi de kiliseler ve tapınaklardır. Genel itibariyle kilise kapı girişleri ve yakın çevreleri halktan olan insanların en fazla rağbet ettikleri yerlerdir. Fakat kiliselerdeki papaz ve rahiplerin kendilerine ait has odaları asıl para mekanlarıdır. Zira halkın ve idarecilerin verdikleri paraları papazlar kiliselerin mihrap altındaki ya da kilise ile ev arasındaki kullandıkları dehliz içindeki özel yapılı ve güveli odalarında saklarlardı. Dışarıdan ya da sonradan gelen devirlerin insanlarının bu mekanlarda sıkça tercih ettikleri asıl saklama noktaları kiliselerin avlularıdır. Fakat günümüzde bu tür gömüler yok denecek kadar azdır. Bunlar ya soygunla alınmış, ya da avlular kaybolduğu için bugün bulunamaz hale gelmişlerdir. Mağara tipi kiliselerin ise ön cepheleri, yani bakıldığı zaman görülüp tarassut edilebilecek yakın çevreleridir.

DERE VE NEHİR KENARLARI

Yer değiştirmesi ve kaybolması kolay kolay mümkün olmayan bu tip yerler, define gömücüleri için vazgeçilmez mekanlardan birisidir. Ancak burada bir hususa dikkat etmek lazımdır; derelerin yatak kenarları bu işlem için kesinlikle uygun değildir. Bir sel ya da akıntının felaket olacağını bilen eski insanlar daha ziyade nehir kenarlarındaki sert kayalık alanları seçerler, böyle gömüleri de mutlaka metal, metal, ya da kalın pişmiş küpler içine koyarlardı. Nehirlerin dönüş noktaları ve nehirler üzerindeki eski köprülerin yakınları araştırılmaya değer mekanlardır.

KÖPRÜ AYAKLARI

Köprü civarları gömü ileri için önemli olduğu kadar köprülerin ayakları da çok ilginç saklama mekanlarıdır. Özellikle taşı yapı köprülerin pek çoğunda ayak kısımlarını işaret eden bir takım motifler ve figürler görürüz. Bunlar bazen bizim gözümüzde süsleme ve tezhip sanatı gibi görülebilir ama aslında bir takım saklanmış eşyanın ifadesidirler. Hepsi için bir genelleşme yapmak mümkün değildir; ancak bu iddiamız pek çok yerde doğrulandığı için rahatlıkla ortaya koyabiliyoruz. Bu tür köprü ayaklarında haç, çiçek, çember, papatya ve güneş resimleri görülebilir. Genel işaretleri bunlardır.İstisna olanlar da vardır.

PINAR VE ÇEŞME GÖZELERİ

Özellikle arazide gömü yapanlar için en ideal nirengi noktalardan biride çeşmelerin gözelerdir. Bunları bulabilmek insanı uğraştırabilir. Çünkü pek çoğunun yeri kaybolmuştur. Ancak pınar ve çeşmelerin kendileri de önemli noktalarıdır. Bunların üst kısımları 7-11-40 adım gibi ölçülerle saklama noktası olarak kullanılmıştır. Bir de çeşme ve pınar gömülerinde 4 yönden birisi baz alınır ve imkan varsa çeşme üzerine bu işlenir. Dikkatli bir bakıcı tahrip olmamış böyle bir çeşme kaidesinde bu işareti yakalayabilir. Bazı defime uzmanlarının ifadelerine göre çeşme gömüleri,suyun aktığı yönde değil; tam arka istikametinde olmalıdır. Ancak çok sağlıklı bir bilgimizi ortaya koyalım: Çeşme ile yakın mesafedeki bir tepeyi üçgen alan gömücü,malzemesini çeşme ile tepeye üçgen gelecek şekilde koymuştu. Çeşme ile tepe zirvesi 10 adım idi ve üçgen noktasındaki para da tam 110 adım da sabit gibi görünen bir kayanın altında idi. Çeşmelerin yapı durumu müsait ise işlenmiş taşarının içine ya da kaidesinin dibine gömüldüğünü anlatan kişiler de vardır. Balık, yılan ve kaplumbağa ve baston gibi değişik motifler buraların genel işaretleridir. Paraların ve eşyaların çeşme/pınar yakınlarına gömülmesinin sebebi buraların bir nirengi noktası olması kadar aynı zamanda eski bir düşüncenin mirası olan anlayıştır. O da çeşmelerin kendisinin değil ama onun derinlerden gelen gözesinin suyu sakladığı gibi paraların da burada saklanacağına olan inançtır.

YOL AYRIM NOKTALARI

Bu nokta da çalışma yapacak kişilerin tarih içindeki eski yol haritalarını ele geçirmek ya da rivayetlerle bunları öğrenmek zorunlulukları vardır. İşaretlerde ağzı açık makas ve bazen de kerpeten dört yol ağzını, kırık makas ise üç yol ağzını ifade eder. (Kırk makas bazen iki su yolunun birleştiği noktayı da verebilir.) Bu tür yerler define gömecek insanlar tarafından çokça kullanılmıştır. Gömücü kişi,nişanını makas,kerpeten,çapraz kılıç,iğne/iplik gibi motiflerle bu yerlere bırakır.

DEĞİRMEN İÇİ VE ÇEVRELERİ


Arkeolojik buluntulara göre insanoğlu buğdayı 6-8 bin seneden beri bilmekte ve kullanmaktadır. Buğdayın genel işleme yeri ise değirmenlerdir. Bu sistemin kullanıldığı ilk tarihleri bilemiyoruz ama şurası bir gerçek ki: ilk değirmenim yapıldığı günden bu güne kadar da insanoğlunun en vazgeçilmez uğrak noktalarından birisi buralar olmuştur. Değirmenlere su taşıyan ark kenarları,değirmen yükleme yapılan sırt cepheleri, değirmen çarkının döndüğü istikametin uzak noktaları bu anlamda saklama yerlerinden birisidir. Bizim aldığımız bir bilgiye göre değirmen sahibi kişi, kendi emanetini değirmenin porto (çift) kapısının sağ kanadının tam arkasına koymuştur. Görüldüğü gibi her insanın kendine göre bir gömü mantığı vardır. Bunların tamamına akıl sır erdirmek ve Şu define şöyle bulunur'' diye ahkam kesmek mümkün değildir.

HÖYÜK ÜZERİ VE TÜMÜLÜSLER


En önemli gömü noktalarından birisi de buralardır. Tümülüs ve höyüklerin iç yapısını anlatacak değilim. Gömücüler için bu mekanların dış ve yakın çevreleri çok önemlidir. Sadece define gömücüleri değil. Tümülüsleri yapan insanlar bile para ve diğer emvali, Tümülüs yerine nereye koyacaklarını zamanın da şaşırmış kalmışlardı. Çünkü Tümülüsleri birçok kavimler gibi Bizans toplulukları da yapıyorlardı. Tarihin en büyük soyguncusu olan Bizanslılar, ekonomik sıkıntıları sebebiyle kendilerinden öce yapılmış Tümülüsleri olduğu gibi kedi dönemlerinde yapılanları da buldukları ilk fırsatta soyup soğana çeviriyorlardı. Bunun içidir ki geç Bizans dönemi Tümülüslerine artık sadece ölünün cesedi konuluyor, armağanları ise yakın bir bölgede oluşturulan başka bir saklama mekanına bırakılıyordu. Aynı mantıkta hareketle geç dönem insanları definecilerini gömerken höyük ve Tümülüs ya da höyüğün yakın mesafedeki şurasına burasına gömüyorlardı. Çünkü buralar asla değişmeyecek ve bozulmayacak sabit mekanlardı. Tümülüslerin yapıldığı dönemlerde değil çok daha sonraki bölge sakinleri kedi gömülerini yaparken mutlaka bu Tümülüs gerçeği göz önüne alarak gömme işlemlerini gerçekleştirmişlerdir. Tümülüslerin yakınlarında çoğunlukla eski ahlat ve ardıç gibi uzun ömürlü sert ağaçlar vardır. Ya da aynı bölgelerde akarsu, ya da bir tepe tabi dağ/gibi bir nirengi noktası vardır. İşte gömü yapan kişiler bu arazi yapılan arasında çoğunlukla adım hesaplarıyla üçgenler kurarlar Şayet elde harita veya benzeri bir kayıt yosa dahi Tümülüs çevreleri bu gözle mutlaka incelenmeli, bu bölgeler şüpheden uzak tutulmamalıdır.

DAĞ VE TEPELER

Aynen;Tümülüs bölümünde anlattığım gibi bu sefer de tabiattan küçük dağ ve tepeler define gömücüleri açısından mihenk noktalarıdır. Bu şekil bölgelere ait bir rivayet ya da harita ile karşılaşma durumunda: tepe ile çevresindeki çeşme, pınar, köprü, değirmen, yol ayrımı gibi nirengi noktalar gözden kaçırılmadan sağlıklı bir incelemeye tabi tutulmalıdır.

KAYALIK ALANLAR, KORUGAN TİPİ - ÇAĞIL YADA ÇAKIL YIĞMALARI

Kayalık alanlar bu tür bölgelerde yaşayan define gömücüleri için ideal saklama alanlarıdır. Tarihi geçmişi bulunan kayalık bölgelerde yerde yatay olan taşlarla ilgili bilgileri yukarıda vermiştik.Bir de dikey kaya yüzeylerine (yanaklara) bırakılan gömüler ve bunlara ait işaretler vardır. Kayalık mekanların en çok bilinen gömüleri mihraplar, koltuk taşları, önleri ve altlarıdır. Bir de bazı hayvan figürleri yanaklı kayalara işlenir ve içlerinde küçük müjde sadedinde tek paralar ya da yakın bölgedeki büyük paraya ait haritalar vardır. Bu hayvan motiflerinin e çok bilinenleri ejderha, tosbağa (kaplumbağa), fil, ahtapot gibi hayvanlardır. Ayrıca çoğu eski yerleşim yerlerinde gözlerimiz eski yaşantının büyük bir bölümünü görebilir. Bunlardan birisi yerleşim alanlarının yamaçlarına serpiştirilmiş irili ufaklı mezarlardır. Bunlar taşlarla yığınak halde bırakılmıştır. Bu tür bir bölgenin en yakınındaki tepe noktasının zirvesinde baktığımızda aşağıda taş yığılı mezarların daha büyüğü şeklinde çakıl yığını tepeciklerle karşılaşırız. İşte bu noktalar o devirdeki kabile reisinin ya da kral, kraliçe, vezir veya rahip olarak adlandırabileceğimiz en ileri gelen kişilerin mezarlarıdır. Bunlar korugan tipli olabilir veya bu şekilde taş yığınlarıyla örtülü haldedir. Zengin, hiçbir zaman fakirin mezarında yatmayacağına göre bu kişi en tepe noktaya yerleştirilmiştir. Bazen yine en yakın bir tepe noktada ikinci bir mezarı aynı şekilde görebiliriz. Buradaki de ya ikinci bir kral ya da kral diyebileceğimiz kişinin eşi olan kişidir. Zaten bu tür yerlerde çok fazla parayla ilgili malzeme bulunmaz. İdoller, çanak-çömlek ve şahsi eşya gibi malzeme daha çoktur.

SAHTE MEZARLAR

Eşkıya ve Ermeni toplulukları Müslümanların mezarlık ve türbelere olan zaafını bildikleri için para ve kıymetli eşyalarını daha sonra gelip almak üzere bu tür yerlere saklıyor ve onları değişik bir biçimde şekillendiriyorlardı. Bizim insanımızda baba-dede kültürü de çok olduğu için bundan ziyadesiyle yararlanıyorlar e türbenin adını da filan baba-filan dede gibi isimlerle adlandırıyorlardı. Bu tür mezarlar da dikkatli olmak lazımdır. Yanlışlıkla bir Müslüman zatın kabri telef ve tahrip olabilir. En iyisi gerekli araştırma yapıldıktan sonra buranın bir mezar değil böyle bir define mahalli olduğuna kanaat getirmeliyiz. Sahte arazi mezarları genellikle uzun ve kıblesiz olur. Türbelere yapılan uzun sandukalar orada medfun zatın yüceliğine istinaden uzun imar edilmiştir. Bunlarla arazideki ya da mezarlıklar içinde olan uzun mezarları birbirine karıştırmamak gerekir. Bir örnek vermek gerekirse; Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde yatan Seyyid Battal gazi yaklaşık yedi metredir.

MAĞARALAR

Mağaralar da para gömücülerinin en çok rağbet ettiği mekanlardan birisidir. İsli Mağara, Gazlı Mağara Kemerli Mağara gibi isimlerle meşhur olan ve aranan mağaraların normal şartlarında ne ifade ettiğini biz henüz bilmiyoruz. Ama fazla uzman olan bazı bulanık suların balık avcıları bu mağaraları kutsal hale getirip milletin rüyalarına sokuyorlar. Elbette mağaralar insanların en eski dönemlerden beri kullanım alanlarıdır ve buraları evleri-ahırları ve hatta mezarları oralar kullanılmıştır. Ama asla define gömme yeri olarak kullanılmamıştır. Yani şunu demek istiyoruz: mağaralarda mutlaka para yoktur demiyoruz ama gazlı mağara, isli mağara diye adlandırılan mağaralar özel define yerleridir de diyemiyoruz. Bunun kesinlikle bilinmesinde fayda vardır. Bu uydurma şeylerle akıllı definecinin zaman ve para kaybına girmemesi gerekir. Tarihin karanlık dönemlerine ait insanın büyük özenle resimlediği muhteşem galerilerden oluşan mağaralar aslında o dönem insanlarının yaşam alanları değildi. Zira buralarda yaşandığına dair herhangi bir kalıntıya ve günlük kullanım eşyasına rastlanmamıştır. Bazı durumlarda korunaklı kaya ağızlarını belli bir süre sığınak olarak kullanmış olmalarına karşın bunlar resimli mağaralar değildi. Resimli mağaralar belli önemli olaylarda veya yılın belli günlerinde topluca gelinip ayinlerin gerçekleştiği kutsal mabetlerdi. Bu kutsal. Mekanlar yalnızca rahiplerin gözetiminde bulunuyor, topluluk da ayin ve ritüellerle katılmak için buralara geliyordu. İlginçtir ki; binlerce yıl ayin ve ritüellere sahne olan bu mağaralar son derece temiz tutulmuş ve bu kutsal alanlarda herhangi bir artık kalıntıya rastlanmamıştır. özenle hazırladığım konu.

İŞLEK ALANLAR

Gömen kişi defineyi gömmeden önce araziyi iyi etüt edip yaşadığı yere yakın yer olmasına dikkat ederek gömüyü yapar. Gömü yeri seçiminde Defineci arkadaşların hiç aklına gelmeyen fakat Gömen kişinin dikkat ettiği bir diğer konuda bölgenin en kalabalık yerine define gömme olayıdır. örnek olarak işlek bir yol kenarında define olabileceği kimsenin aklına gelmez. gömen kişi ise yolun kalabalık olmasından faydalanarak gömdüğü defineye çaktırmadan insanları bekçi yapar.
Dikkat ederseniz günümüzde bile işlek yol üzerinde ellenmemiş mezarlık alanları mevcuttur. yolun kalabalık olması oranın defineciler tarafından talan edilmesine engel olur. eski insanların bu yöntemi uygulamamış olmasını fark edemeyen defineci arkadaşlar çok zaman yanılgıya uğradıkları olmuştur. Böyle bir durumun var olduğunu göz önünde bulundurursak eski çağlarda insanların yoğun olduğu bölgelere bakmamız bize fayda sağlar.

ÇATALDAN BAHSEDECEĞİM

Çatal yapan yerler define gömen için vazgeçilmez alanlardır. bunlar dere çatalı, yol ayrımı ve makas yapan yerler olduğu gibi dört yol yada derelerin birleşme noktaları'da olabilir. Bizlerin bu bölgede araştırma yapmamıza yardımcı olacak işaretler arasında Y, makas ve üçgen işaretleri vardır. bu işaretlere rastlandığın da takdirde mutlaka çatal yapan alanları kontrol etmesi gereklidir. Çatal alanlarda dikkat çekici unsurlar arasında yaşlı ağaç, dikili taş ve tek tepe define ile ilgilenen arkadaşların uğrak noktaları olmalıdır , bunların yakın çevresini kontrol etmeden geçmemeniz gereklidir. Çatal yapan yerler özellikle define haritalarındaki yerlerini almışlardır, aşağı yukarı her define haritasında mutlaka çatal yapan yerlere rastlamak mümkündür. Yine buna yakın yerlerde bulunan farklı taşlar ve taşlar üzerinde bulunan define işaretleri gömüye yakın olduğumuzun habercisidir.

ÇEŞMELER VE PINARLAR

Gömü için seçilen önemli noktalardan biride çeşmeler ve pınarlar'dır. Bir çeşme bulduğumuz takdirde ilk yapmamız gereken hemen bir nirengi oluşturmaktır. daha anlaşılır şekilde düşünürsek buna bir alanı üçe bölmede diyebiliriz. kısacası bunu çeşme, tepe ve define olarak özetleyebiliriz. bu şekilde bir üçgen yaparak definenin yerini tespit etme şansımız var'dır. Yine çeşmelerin arka tarafında bulunan tepeler define saklamak için kullanılan önemli alanlardır. çeşmenin yapı taşları üzerinde bulunan işaretler bize definenin yerini tespit etmemizde önemli rol oynar. Define işaretlerinin eski alfabelerden esinlenerek yapıldığını biliyoruz eski alfabelerinde sayısal karşılığı olduğuna göre definenin kaç metrede olduğu hakkında önemli ip uçları elde etmiş oluruz. Dikkat ederseniz her çeşmenin yapı taşlarında işaret görmek mümkündür.

DÜZ ARAZİLER

ilgi dışında kalan bu düz araziler aslında define saklamak için seçilen bir başka önemli mekanlardır. düz arazide define olduğunu anlamamız için öncelikle bizi buraya yönlendiren işaret var'mı ona dikkat ederiz. işaret olmadan düz arazilerde gömü olmaz mantığı kesinlikle yanlıştır. karşı tarafta duran bir dikili taşı hedef alarak hiç bir işaret koymadan düz araziye gömü saklandığı sıkça rastladığımız hadiseler arasındadır. Bu dikili taş olduğu kadar yaşlı ağaç, tek tepede olabilir. Gömen kişi hiç bir işaret koymadan hedef seçtiği nesneyi adımlayarak şifreyi kafasına yazar gider, burada önemli olan hedef seçtiği nesne ile araya koyduğu mesafedir. bunu bilmek biraz zor olabilir hatta imkansızdır fakat şu var'ki düz araziler en çok define saklanan alanlar arasında önemli yer tutar. yine düz arazilerde karşımıza çıkan çökme yığma gibi doğaya aykırı unsurlar definecilerin ilgilenmesi gereken önemli yerlerdir.

DEĞİRMENLER

Değirmenler define arayanların sıkça rastladığı mekanlardır. Bir değirmenin kendisine ait definesi olduğu kadar hedef seçilerek yapılan gömülerle ünlüdür. özellikle değirmencilerin kendilerine ait parayı sakladığını göz önüne alırsanız bu değirmencinin nerede ikamet ettiğini mutlaka bilmeniz gereklidir. Defineciler her zaman buldukları bir değirmende değirmencinin parası olduğu düşünür lakin değirmenci parasını değirmene değilde evine saklama ihtimali daha fazladır. Defineci arkadaşların bu önemli konuyu dikkate almaları gereklidir. yinede değirmende para olduğunu düşünen defineciler varsa bakması gereken noktalardan bir tanesi değirmen taşının alt tarafıdır. bu değirmen taşı normal bildiğimiz değirmen taşı değil altta kalan ana kayanın kendisidir. ilerleyen zamanda normal değirmen taşı yerinden sökülüp başka amaçlara hizmet farklı bölgelerde kullanıldığı zamanlar olmuştur. bu değirmen taşına defineci arkadaşların itibar etmemeleri gereklidir gerçekte arayacakları değirmen taşı altta kalan ana kayanın ta kendisidir. Bir diğer konuda değirmenler daha çok hedef teşkil ettiği için definecileri cezbeder. normal vatandaş gömü yaparken değirmeni hedef alabilir veya'da gömü yaptığı yerden baktığında değirmeni görüyor olabilir. çevreyi dolaşırken değirmeni olmadık yerden gördüyseniz buranın gömü için seçilmiş en ideal yerler arasında olduğunu aklınızda bulundurmanızda fayda var'dır. Birde topluca yapılan gömüler var'dır, bu tür yapılan gömülerin yakın yerinde değirmen varsa bu değirmen haritalardaki yerini mutlaka alır. Define haritalarında değirmene sıkça rastlamamızda'ki nedende budur.

define nerelerde aranır.jpg
 

infilaQ

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Mesajlar
222
Beğeniler
394
Puanları
68
#2
Eline emegine saglik ustam yazinin dogrulanmaya ihtiyaci yok acizane gordugumu yaziyorum degirmenin yaklasik 500 metre kadar asagisinda (degirmen tepede duzlukte bulunuyor ) 4 parca ana kaya 3 u toprak altinda birlesik 1 i 6 metre daha batida olmak uzere isaretlenmis olarak duruyor.islem yapmak mumkun degil yerlesim yerine cok yakin onunden gectikce icim gidiyor gecip kayanin uzerine oturdugum oluyor .ancak ne tespit nede islem yapmak mumkun gorunmuyor.tarihi cok eski buyuk ihtimalle degirmencinin bagi imis zamaninda eski tas evle arasinda yine degirmen kadar mesafe varmis simdi konutlar var.degirmen restore edilmis bu yuzden icine hic girmedim.cevredeki yasli agaclar icin bile koruma var :)gozden uzak alanlara acilmam lazim.
 

R00T

ProfessionaL
Administrator
Mesajlar
2,175
Beğeniler
3,149
Puanları
118
#3
İnsanın içi yanar böyle yerlerde işlem mümkün değil olunca mevzu.Allah Kerimdir deriz .Nasibimizi farklı yerlerde ararız.Allah mutlak Rezzaktır.Şüphesiz.
 
Üst Alt