Defineci Yaşantılarından kesitler

R00T

ProfessionaL
Administrator
Mesajlar
2,165
Beğeniler
3,138
Puanları
118
#1
Efsane ve Memorat Metinleri :
1. İzmir’de iki kardeş bahçelerinin bir yerinde define olduğundan şüphelenir ve orayı kazmaya başlarlar. Defineyi bulurlar, bir kardeş çukura iner ancak alamaz. Daha sonra karşılarına üç başlı bir yılan çıkar ve bu kardeşler her şeyi orada bırakıp kaçarlar, dilleri tutulur. Şimdi bu iki kardeşin akli dengeleri yerinde değildir (KK13).​
2. Afyon’da kazıya başladık. Gözleri kıpkırmızı bir yılan çalışma yapan ekibin arasına girdi. Bir anda açık olan havayı sis kapladı. Biz başladık bildiğimiz duaları sureleri okumaya. Herkesin kalbi o an temiz olduğu için orayı terk ettiler (KK1).​
3. Bir gün bir bölgede kazı yapıyorduk. Dört kişiydik. Sabah saatlerinde başlamıştık kazıya. Aradan biraz zaman geçti. Bizim ilerimizde bir ağaç vardı. Ağaca bir kuş kondu. Biz kazmayı kazı yerine vurdukça kuştan garip bir şekilde ağlama sesleri geliyordu, durduğumuzda ise bu ses gidiyordu. Kuş daha sonra başka tür sesler çıkarmaya başladı. Örneğin kedi gibi miyavlıyor, köpek gibi havlıyor, bir insanın tenekeye vurduğunda nasıl ses çıkıyorsa öyle ses çıkarıyordu. Biz daha sonra o bölgeyi terk ettik. Çünkü yanımızda imam yoktu. Biz bu olayı sonra birine anlattık. O kişi bize eğer akşam olsaydı o kuşun bize zarar vereceğini söyledi (KK12).​
4. Define yerini tespit edip malzemeleri götürdük. Ancak çalışma yapamadığımız için malzemeleri geri çıkartmak istedik. Malzemeleri geri almaya gittiğimizde araba arıza yaptı. Arıza yapmış arabayı geri vitese takıp da çalıştırmaya uğraştık, araba hemen çalıştı. İleri vitese aldık, araba yine arıza yaptı. Bu varlıklar definenin alınmasını istemedikleri için böyle yaparlar (KK1).​
5. Defineye gittik, başladık kazmaya. İlerden iç ürpertici bir şekilde köpek sesleri geliyordu. Ben köpeği kovalamak için üzerine yürüdüm ve köpek bir anda at arabası haline dönüştü. Bu bölgede üç harfli varlıkların olduğunu o zaman anladık (KK2).​
6. Bir gün define arayacağımız bölgeye doğru gittik. O sırada kalabalık ve düğün sesleri gibi bir ses geliyordu. Yaklaştıkça artıyor, uzaklaştığımızda ise ses kesiliyordu. Biraz daha yaklaştık ve tepede bir keçi gördüm. İlk başta bunu hayvan otlatırken bir kişinin unuttuğunu sandım. Keçiyi yakalamak istedim. Fakat ben yaklaştıkça keçi daha da uzağımda kalıyordu. Biraz yaklaşınca keçi, gözümde büyümeye başladı ve alev gibi bir görüntü alıp, gözümün önünden kayboldu. O an anladım ki o aslında bir keçi değil, orayı sahiplenen cinlerdi (KK12).​
7. Afyon Kalesi altında define olduğuna inanılır. Dört beş hoca toplanıp bu defineyi çıkarmak ister. Definenin çıkarılması esnasında baş hoca orada bulunan diğer hocalara her ne görürlerse görsünler susmalarını söyler. Bu adamlar heyecanlarından devamlı konuşurlar. Daha sonra tünelin ilerisinden sarı tenli bir kız gelerek bu adamlara: “yiğitler niye bizi evimizden ettiniz” der ve hepsini dört farklı dağa fırlatır. Bu olayın sonucunda Afyon’da bulunan Hıdırlık, Sarıkız tepesi, Orta sivri ve Kel tepe oluşur (KK2).​
8. Kemalpaşa’da yedi farklı dağ vardır ve bu dağlara Yedi Cüceler dağı adı verilir. Bu dağların altında defineler bulunduğuna inanılır. Bir grup defineci bu dağlarda define aramaya karar verir. Bir çocuk belinden iple bağlanıp bu dağların birinin içindeki tünele sarkıtılır. Çocuk korkar ve onu geri çekerler. Daha sonra çocuğun yerine bir adamın beline ip bağlarlar ve tünele sarkıtırlar. Bu adam da tünelde çok korkar ve onu da geri çekerler. Daha sonra bu adam ruhsal hastalıklara yakalanır. Bu adamın iddiasına göre her gece bu adamın yanına görünmez varlıklar gelmekte ve evinin camlarına taş atmaktadır (KK7).​
9. Kemalpaşa’da “Küp Çıkan” diye bir mevki vardır ve bu mevkiden bol miktarda define bulunmaktadır. Adamın biri bir gün tarlasını sürerken bir küp altın bulur ve bu altınla kendisine araba alır ve çocuklarını evlendirir. Ancak altını bulduktan sonra bu adamda ruhsal hastalıklar baş göstermeye başlar. Geceleri kesinlikle uyuyamayan bu adam, etraftan farklı farklı sesler duyduğunu iddia etmektedir (KK7).​
10. Çeşme’de bir kazı ekibi bir kepçeyle birlikte define aramaya giderler. Definenin bulunduğunu düşündükleri yere gelirler ve kepçe kazmaya başlar. Kazmaya başladıktan bir süre sonra kepçe arıza yapar. Arıza giderilir ve tekrar kazıya başlanır. Bir müddet sonra bir anda kepçenin camları parçalanır. Kazı ekibi bu olaydan çok korkar ve defineden vazgeçerler (KK13).​
11. İki hafta önce başımdan bir olay geçti. Üç kişi kazmaya başladık, saat gece üç civarı kazmayı salladım, kazma havada kaldı. Bir türlü aşağı inmiyor. Önümüzde toprağın içinden dumana benzer bir şey çıktı. Hiç konuşmadık. Yanımdakilere başımla işaret ettim “siz de görüyor musunuz?” diye, onlar da işaretle onay verdiler. Başında duvak, belinde kırmızı kurdele bir gelin belirdi karşımızda. İki avucu da kapalı, yüzü de gözükmüyordu. Sonra topraktan yine duman belirdi ve kazdığımız yere toprağın içine girdi. Hemen oradan ayrıldık2.​
12. Yedi yıl önce arkadaşlarla arazideydik. Güzel bir yer tespit ettik ve kazmaya başladık. Sonra bir küp bulduk. Bu esnada arkadaşımın dediğine göre tavanda iki tane yılan bizi izliyormuş. Ben gösterdikleri yere baktığımda hiçbir şey göremedim. Arkadaşlar, korkudan dışarıya çıktılar, içeride tek ben kaldım. Biz orada bulduğumuz küpü falan bıraktık, kazı yerini açtığımız şekilde tekrar kapattık. Bir ay sonra arkadaşım evde intihar etti ve arkasında bir not bırakmış. Notta “ben bir insanın görmediklerini görüyorum” yazmış. Sonra en küçük kardeşim de başladı “abi bana musallat oluyorlar, o mezar gözlerimin önünden gitmiyor, bizi çağırıyorlar” demeye başladı. Hocalara falan götürdük.​
13. Bir gece arkadaşlarla define aramak için yola koyulduk, gidiyoruz. Bir köyün kenarına vardık, elimize cihazı aldık, koyulduk aramaya. Cihazlabir sinyal aldık, yeri tam tespit etmek için çapraz gitmek istedim. Ensemde bir nefes sesi, aman Allah’ım, öyle nefes mi olur? Derin derin… Ben hiç aldırış etmedim, yürümeye devam ettim. Aynı nefes sesini arkadaş da duyuyormuş ama o da hiç seslenmedi. Biraz sonra adım attığım yerden çatırtı sesleri gelmeye başladı. Arkadaşa dedim ki, “domuz geliyor herhalde sağa sola iyi bak”. Bana dedi ki “abi bu domuz değil, buradan acil gitmemiz lazım”. Oradan hızlıca ayrıldık. Yanımdaki arkadaş geri dönerken bana, “abi burası cinlerin elinde” demez mi, o günden sonra oraya bir daha gitmedik4.​
14. Dedemin dün anlattığı ve babasının da dedeme anlattığı gerçek yaşanmış bir olay aktarıyorum. Dedemin dedesi çocuklarını almış yanına, “bir ev yeri açalım” diye. Bir yere varmışlar, vurmuşlar kazmayı, kazmayı vuran kişinin ağzı köpürmüş, adam yerlerde debelenmiş. Bırakmışlar işi gücü, eve gitmişler bir iki gün içinde düzelmiş. Burada bir sıkıntının var olduğunu anlamışlar. Tabii hocaya gitmişler, hoca orada büyük hazine olduğunu ve “Topal Bilal” adında bir bekçisinin olduğunu söylemiş. Sonra vazgeçilmiş o yerden. Bir gün dedemin babası oranın yakınına varmış, oturuyormuş, üç tane kız çıkmış oradan. Adama bir tokat vurmuşlar ve oradan biraz yürüdükten sonra kaybolmuşlar. O gün bugündür oraya daha el vurulamamış, yer hala durmakta5.​
15. Gecenin bir vakti altın aramaya gittik. Bildiğimiz bir yer vardı ve oraya geldik, ölçüm falan yaptık. Tam kazacakken bir yorgunluk geldi, halsiz kaldık. Sonra ortada ses yokken çıtırtı geldi, elimizi kaldıracak hal kalmadı6.​
16. Babam ve hoca, tarlada bir yeri kazmaya başlıyorlar. Yarım metre kazdıktan sonra hocaya bir durgunluk geliyor. Babam durumu fark edince soruyor, “hocam hayırdır ne oldu” diye. O da “ikisini durdurdum, birini durduramıyorum” diyor. Durduramadığı kızıl saçlı olanmış, ama bunu sadece hoca görüyor, başka gören yok. Hoca yarın devam ederiz diyerek gidiyor ve gidiş o gidiş, bir daha gelmiyor7.​
17. Dededen kalma Rum evinde arama yapmaya başladık. Çalıştığımız için ara ara gidip bir iki saat takılıyoruz evde. Ne zaman arama yapsam bir hafta boyunca her gece rüyamda üç harflilerle uğraşıyorum. Hep aynı rüya, evin girişindeki üçüncü basamakta beni ittiriyorlar, birden kendi evimde buluyorum, ellerimi ayaklarımı bağlıyorlar, orada kalmamı işaret ediyorlar. Bu rüya böyle üç beş gün sürdü. Sonra vazgeçtik8.​
18. Geçen babamla mantar toplamaya gittiğimde karşımıza bir yılan çıktı. Böyle halkalar halinde kuyruğu yerde, sadece kafası havada, yumruk kadar kırmızı gözleri vardı. Altı beyaz üstü siyah bir yılan. Babam dedi “biryılan insan görünce kaçması lazım” ama yılan kaçmadı, öyle bize bakıyordu. Çevredeki taşlarda hep işaretler falan vardı. Gömü işlerinden pek anlamadığım için merak etmedim. Ama işin aslını sonradan öğrendim. Oradan herkes gömü çıkarmış, her yer kazılmış. Şehre indiğimde dediler, o yılanın bir duası varmış, o yılana doğru okuduğumuzda o yılan define oluyormuş.​
SÖZLÜ KAYNAKLAR1 KK1: Afyon-Merkez’de yaşıyor; KK2: Afyon-Merkez’de yaşıyor; KK3: AfyonKüçük Kalecik köyünde yaşıyor; KK4: Afyon-Küçük Kalecik köyünde yaşıyor; KK5: Çanakkale-Merkez’de yaşıyor; KK6: Nevşehir-Kaymaklı kasabasında yaşıyor; KK7: İzmir-Kemalpaşa’da yaşıyor; KK8: Kütahya-Altıntaş’ta yaşıyor; KK 9: Balıkesir-Merkez’de yaşıyor; KK10: Kütahya-Altıntaş’ta yaşıyor; KK11: Kütahya-Altıntaş’ta yaşıyor; KK12: Nevşehir-Göre kasabasında yaşıyor; KK13: İzmir-Kemalpaşa’da yaşıyor; KK14: Kütahya-Altıntaş, Yalnızsaray köyünde yaşıyor; KK15: Amasya-Merkez’de yaşıyor.​
ALINTIDIR.​
 
Son düzenleme:

MendereS

Admin
Administrator
Mesajlar
805
Beğeniler
2,624
Puanları
98
#3
kazıda hakim tepedeydik işaretlere göre orada bayan mezarları vardı. yeri tespit edip çalışmaya başlayacaktık, arkadaş 10 metre köşede sigara içiyordu, hızla üzerimize gelip orası sallanıyor dedi, yok olmaz öyle şey dedik gitti hemen geri geldi.

bu defa ben gittim biraz bekledim baktım evet yer titriyor. ne hacısı ne hocası hemen buradan kaybolun diye arkadaşlara bağırıp gittik. hemde koca gündüz. :)
 

Mayhem

Member
Kayıtlı Kullanıcı
Mesajlar
52
Beğeniler
184
Puanları
38
#4
Fatihte bir eski eve talip olan zengin biri yıkımdan önce burdaki gizemi çözmek için bir kaç kişiye laflar lafladığı kişiler arasında bende vardım gizemi sevdiğim için hiç bir sey yapmasamda o evin mahsenini görmek istedim . Zaman geldi gidilicek eve uzak değil atladık arabaya öğlen saatleri vardık önce cay sohbet evdeki durumu anlatdı. arkadaslar sağa sola gitdiğimizden değil zaten arkadaşım mütait sadece bir birimizin böyle hobileri uğraşları olduğunu yani anlamıştık :) mevzuyu daha öne anlatsamda bir kez daha anlatmak istedim burda'da lafı uzatmayalım eve girdik Mahsene indik hersey güzel kapıda kilit taşı vardı fakat bu taşın ortasında delik değirmen taşıda desek olur sistemi çözmek için çerçeveyi dağımak gerek ne oldu peki neden durduk bizi durduran içeri baktığımızda ufak delikten sanki şelale var şarıl şarıl su akıyor seside geliyor suyun. belliki bir sıkıntı var ozamanlar camera inanın aklımıza bile gelmedi patlatmayı düşünsekde labirent tarzı bir yer olduki sıkıntı olsa çıkamayız yukarı kaçış yok yani zaten ev eski yıkılmaya yüz tutmuş her zamanki dedim tüp getiriyim olmaz dediler işte ozman arkadas hafız dedi beyaz kireç dökücez burda farklı bir durum var az güldüm sonra terlediğini ve o heycanını görünce çıkardım herkezi dedi burası korumuyor sizin görmediğiniz seyler gördüm söyliyemedim korkarsınız diye iyi etmişsin dedim napicaz simdi kireçlicez yarın gelicez bir daha halettdik döktük labirent gibi olan yere ve çıktık kitledik kapıyıda ertesi gün gitdik bende merak etdim ne olucak şimdi keçi koyun nerden bulucaz yaa bide inek isterlerse diye nerde bizde o şans bildiğin çıplak ayak izi vardı ee dedim şimdi ne olucak yapıcak bir sey yok yıkın burayı gitsin biz halledemeyiz arkadas dedik çıktık . Arkadas tabi burayla uğraşmış sonradan çözememişler yıkılmış evi fakat mahsenin kanalı bulsa bile mecburen kapatmış ekmek yiyeek sonuçta insaat eldenmi gitsin uzun lafın kısası ufaktan bir delik bırakmış kimse giremedi hala çok dar giriş ve konum olarakta sıkıntılı bir gün contayı yakarım elbet . Ne varmışki içerde satın aldığı ev sahibi ne olduğunu söylemiş bende kalsın sonuçta yer çözülemedi hala :cool:
 
Üst Alt