Defineyi Kim Gömdü, Nerede Aramalıyız, Definatörler

MendereS

Admin
Administrator
Mesajlar
803
Beğeniler
2,594
Puanları
98
#1
Defineyi Kim Gömdü ? Bu konuda herkes bir şeyler söyler yazarlar. Aslına bakılırsa Definenin gömülüğü uygarlık ve kültürlere, zaman süreçlerine gömülme mevsimlerine ve hatta gece veya gündüz gömülmesine göre farklılık vardır.

Her gömü aynı olmadığı gibi tuzak ve aldatmacalar, iz ve işaretleri de farklı olabilir. Kazıya başlamadan önce bu konunun iyi etüt edilmesinde fayda vardır. Gömü veya define hangi çağda yıllarda gömüldü ise o çağın kültürel yapısını incelemek, gömen şahıslar bazında kim gömdü ise ona göre fikir yürütmede fayda vardır.

1. Savaşçılar: Fethe gidenler yol üstünde mevcut yerleşim yerlerinden topladıkları ganimetlerin hepsini götüremeyeceğinden belli noktalara sonradan gelip almak şartıyla kimsenin bulamayacağı belli noktalara gömmüşler ancak birçoğu geri gelinip alınmamıştır.

Gömen savaşçıların kültürel yapısı çok önemlidir. Örneğin Araplar ile Avrupalı savaşçıların gömüleri iz ve işaretleri ile tuzak ve aldatmacaları farklıdır. Buralarda özellikle tuzaklara çok dikkat edilmesi gerekir. Bir savaşçı gibi düşünmelisiniz ona göre hareket etmelisiniz.

2. Korsanlar: Kara veya denizde mevcut çete ve korsanları bölgelerinden topladıkları ganimetleri kendilerinin kolay sizin zor bulacağınız bir şekilde gömdüklerini biliniz.

Korsanlarda savaşçılar gibi hazinenin kolay alınmaması için çok fazla tuzakla hazineyi beslerler. Bu uzakları anlamak gerçekten zordur. Anlık hayallere kapılmayıp tuzakları uzman kişilerce aşılmasında fayda vardır. Boşuna riske girilmemelidir.

o Burada önemli olan siz kendinizi onun yerine koyarak “Ne Yapar” sorusunu kendinize sorunuz. Nereye gömer ve nasıl iz ve işaretlerle nasıl tuzak ve aldatmacalar hazırlar. Sorusu önemlidir. İyi bir makine, iyi bir uzman etüdü ile kanunu arkanıza alarak problemleri teker teker aşınız. Riske girmeye hiç ama hiç gerek yoktur.

o Korsanların yıllar sonra bu hazineyi alacağı değerlendirerek belli iz ve işaret koymaları şarttır. Bu iz ve işaretleri iyi tahlil etmek gereklidir.

o Korsanların iz ve işaretleri savaşçılarınkinden farklılıklar gösterir. Korsanlar genelde su, güneş ve denizden kara görüntülerini kullanırlar. Bu konu işaretler bölümünde detaylıca incelenecektir.

3. Dönemin Yöneticileri: İşgallere karşı hazinelerini korumak veya çocuklarının yeniden iktidar veya krallık kurmaları için gerekli finansman çok gizli bir yere konularak gelecek için yatırım yapmışlardır. Bu hazinenin çok planlı ve iyi bir yere saklamalıydılar ki uzun yıllar boyunca kimse ulaşamasın.

Burada önemli olan yine “Ben olsam nereye koyardım” sorunsudur. Bu kişiler akıllı, kurnaz ve planlı çalışan insanlar olduğu unutulmamalıdır. Etüdü iyi yapıp gözden hiçbir şey kaçırılmaması gerekir. Belki siz çözemezsiniz ancak çözülmeyecek define etüdü olmadığı unutulmamalıdır.

Yönetim kargaşaları ve iktidar mücadeleleri sonucundaki çekişmelerden kendini garanti altına almak, ailesi ve kendisi için iyi bir yerde kendi ve ancak birkaç kişinin bildiği bir miktar hazineyi sigorta olarak koymak.

Burada unutulmayacak bir şey vardır. O da çaresiz kalmaktır. Çaresiz insanların gömü yaparken gözönüne alabilecekleri tehlikeleri anlatmaya gerek yoktur. Çünkü “kedinin kuyruğuna basarsınız tırmalar” atasözünü anımsayınız. O anda o kadar çaresiz olabileceklerini unutmayınız.

4. Şahsi Gömüler: Buradaki gömüleri istediğiniz kadar sınıflandırabilirsiniz. Önemli olan hazineyi düşünmenizdir. Şahsi gömüleri bulmak çok kolay diğerlerine göre daha risksiz ancak değer bakımından diğerlerinden daha fakirdir.

Bir insanın serveti ile bir savaşçı, korsan, kral, bey, ağa vs. serveti karşılaştırılamaz. Şahsi servetlerin bir bölümünü ele alıp inceleyelim.

a. Din adamları: Papaz ve haham ağırlıklı olmak üzere elde mevcut hazinenin diğer dinlerdeki insanların eline geçmemek için tekrar alınmak üzere akıllı ve planlı bir şekilde gömmeleridir. Bu durum genelde savaş, istila, korsan-çete baskını, önceden tahmin veya duyum, iç çekişmelerden kaynaklanır.

Bu insanların dönemin akıllı, kurnaz ve alim sayılan insanlar olduğu unutulmamalıdır. Bu durum hazinenin alınma şartlarını ağırlaştırır.

Böyle kişilerin hazinelerini ele geçirmek için ilgili dinde mevcut işaret ve kültürel değerleri iyi tahlil etmek gerekir. Anlatılmak isteneni iyi anlamak gereklidir. Aksi takdirde çalışmalar boşa gidecektir.

b. Göç: Kendi istekleri veya zoraki göçe tabi tutulan köy veya kasabalılar bütün mallarını yanında götüremeyecekleri için oturup titizlik içerisinde hazineleri toplu olarak gömmüşlerdir. Buradaki amaç tekrar geri döndüklerinde bu hazineyi alıp tekrar eski yaşantılarına dönebilmeleridir. Bunların büyük bir bölümü tekrar geri dönmemişlerdir.

Bütün halkın hazinesi tek bir yerde toplanıp gömülmesi düşünülemez. Parça parça ama önemli büyüklükte olmalarıdır. Bu gibi definelerde gömünün hediyesi sizi yanıltmasın. Etüdünüzü iyi yapmalısınız.

Burada dikkat edilmesi gereken siz olsaydınız hazineyi tek bir yere mi gömerdiniz. Bence hayır 3-4 parça şeklinde gömerdim. Bunların bulunma olasılığı daha düşüktür. Biri bulunursa diğerleri bulunamaz. Şeklinde düşünürdüm. Ama mutlaka hediyesi yanıltıcı çalışmalar ve tuzaklarla gömüyü beslerdim. Paramı kolay kolay kimseye yar etmezdim.

c- Yaşlı insanlar: Bir hayat boyu çalışıp uğraştıktan sonra yaşlanan insanlar eğer çocukları yoksa eldeki değerli eşyalarını kimse bulamasın diye saklamalarıdır. Bu hazineler genelde küçük ölçekli olup şahsi eşya ve paralarından ibarettir.

Genelde ev, işyeri, bahçe, tarla, ahır veya kuyularına gömerler. Tuzak ve aldatmacası azdır. Genellikle tarihi ve kültürel değer açısından önemlidir.

d. Ölülere saygı: Eski dönemlerde kültür değerleri içerisinde ölü ile birlikte değerli eşyalarını da beraberinde gömmek vardır. Buradakiler şahsın şahsi eşyaları ve paralarıdır. Önemli bir şahsiyet değilse genelde ufak tefek şeyler gömerlerdi. Buralarda kayda değer eşyalar genelde olmaz.

Mezarlar önemli yerlerdir. Hazine var diye mezarla kazılmamalıdır. Çünkü hangi mezarda hazine olduğu belli olup, orada da ölü yoktur.

Burada yapılacak kazılarda kesinlikle izin alınmalı ve kanuni yapılmalıdır. Doğada mevcut güzellikler bozulmamalıdır.

Mezar kazıları iyi etüt edilmedi ise kesinlikle yapılmamalıdır. Etüt edilemiyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Hazine veya defineyi kim gömerse gömsün iyi etüt edilerek risksiz çıkarılacağı bilinmelidir. Önce araştırma (yapılamaz ise uzmana başvurulmalı), sonra makine (maden analizinden arazi özelliklerine, doğal veya yapay durumuna), sonra kanuni izinle hazine rahatlıkla çıkarılıp zengin olmamak mümkün değildir. Ama önemli olan akıllı hareket etmektir. Profesyonelce davranmaktır.

Figürler Nasıl Çözülür

Yıllardan beri gelen tecrübeler gömülerin çoğunun kayaların içi oyularak kaya içine sakladıklarını göstermektedir.

İnsanlar yaşadıkları topraklar üzerinde sürekli bir takım izler bırakırlar ve bırakmaya da devam etmektedirler.

İşaret çözmede önce ihtiyaç duyulan şey; görülen rastlanılan figürün define olup olmadığıdır, kayalar üzerine yapılan bir takım şekiller iş olsun diye yapılmamıştır bunların birer amacı vardır, bunlar içinde dini sembolize eden, kabileyi sembolize eden, yerel beyi sembolize eden kralları sembolize eden ırkları sembolize eden bir takım kaya damgaları kullanılmıştır, gömü işaretlerini bunlarda ayırt edebilmek için eski insanların davranışlarını dinlerini gelenek ve göreneklerini çok iyi bilmek gerekir. Her işaret define değildir.

Gömü işareti bir alfabe bir matematik kuralı dahilinde inşa edilmişlerdir. Bu nedenle gömü işaretleri zincirleme birden fazla olmalıdır.

işaretlerden uygulanan genel mantık; gömünün işarete olan uzaklığı, derinliği bazen miktarı bazen de saklama biçimi şeklinde alfabetik ve matematiksel bir mantık hakimdir.

İşaretleri çözerken aşağıdaki sorulara cevap aramalıyız.

1- Gömü var mı?

2-Nerede?

3-Ne kadar uzaklıkta?

4-Hangi yönde ?

5-Ne kadar derinlikte

6- gömünün saklandığı mekanın şekli nasıldır?

Bu açıklamalarda sonra sorularınıza aşağıdaki gibi davranarak cevap bulmamız lazım.

1- Her işaretin bir dili vardır bu dil işaretin oluşturan şekillerin özellikleridir.

Örneğin bir kaya üzerine çöreklenmiş oyma bir yılan olsun, önce yılanın özelliklerini sıralayarak çözmeye çalışalım, Yılanın özelliklerinde bir tehlike anında karanlık kuytu bir yere kaçar bu yer ya bir deliktir yada bir kaya altıdır, yılanın duruşu hareketsiz çöreklenmiş sabit başka hiç bir emare yok o zaman yılanın bulunduğu kayanın altına bakmamız lazım, yılanın diğer bir özelliği savunma silahı zehirdir. o zaman gömüde tuzak olabilir düşüncesi ile yaklaşmalıyız,

2- İşareti kullanan toplum hakkında sosyoekonomik yönde inanç yönünde bilgi toplamak

3-İşaretli kayanın etrafında çevresinde yüzey araştırması yapmak, insan tarafında müdahale edilen bu katmanları keşfetmek okumak bir çok kez insana nokta buluşu sağlar. Çevresinde dikili birbirine yaslatılmış kayalar, tümsek, çukur gibi izleri aramamız lazım

4- bu bilgilerden sonra yinede işareti çözemedik diyorsanız bu konulardan tecrübe edinmiş insanlardan yardım isteyiniz. İşaretleri koruyunuz kırmayınız kırana müdahale ediniz,

Define kazıları ameliyata benzer, işin ehli bir cerrah ameliyattan önce gereken tüm tahlilleri yapar.

Gömü Ararken Alınacak Tedbirler

Gidilecek yer hakkında ayrıntılı bilgi toplanmalı ve bir kaç gün kalınacaksa bölgedeki jandarmadan kamp izni alınmalıdır. Bölge yerleşim yerinden çok uzak ve yürüyecek takatiniz yoksa geri dönün o bölgede bir eşek kiralamak bütün yerleşim birimine ben define aramaya gidiyorum demektir.

TAŞ ÇIKARILMIŞ MAĞARA : Mağaranın içine girildiğinde karanlıksa aydınlatılmalı ve tavan veya duvarlardan özenle kesilmiş taş var mı incelenmelidir. Kesme yolu ile taş çıkarılmışsa mağarada bir şeylerin olabileceğine işaret eder. Ancak bunun tuzak veya aldatmaca olduğunu iyi öğrenmek incelemek gerekir. Taş çıkarılmış mağaranın dolu olma olasılığı çok yüksektir. Ancak tehlike oranının da çok yüksek olduğu unutulmamalıdır. Acemice davranarak iz, işaret ve sembolleri yok edilmemelidir.

GAZLI MAĞARA :Yer altında ulaşılması güç olan mağaralara girildiğinde ilk dikkat edilmesi gereken mağaranın zehirli gazla dolu olup olmadığıdır. Mağara tavanında yarasa yuvaları varsa veya mağarada canlı hayvan yaşadığına dair izler varsa mağarada gaz olayı yoktur. Genelde zehirlenmeler çok yavaş gerçekleşir. Canlı hayvan yaşamamışsa mutlaka gaz maskesi ile girilmelidir. Genelde defineciler bu gazla yavaş yavaş zehirlendiği için hiçbir şey anlamadan ölürler. Gaz olasılığı yüksek mağaraları havalandırarak ve gaz maskesi ile girilmelidir.

KAPALI MAĞARA :Taş veya üzerine çizilmiş büyük yarım ‘O’ harfi şeklinde veya biraz daha oval çizgi çok yakın bölgede bir mağara olduğunu işaret eder. Ancak bu mağaranın figürlerin çizildiği dönemde hiçbir giriş ve çıkışın olmadığını ifade eder. Bu tür mağaralara ilk giriş mutlaka tuzaklıdır, gazlıdır ve çok tehlikelidir.

AKREP :Akrep resimleri veya figürleri çok çeşitli anlamlarda kullanıldığı görülmüştür. Zor ve zahmetli işlerde görülen akrep resmi burada çok büyük bir tehlikenin varlığına işaret eder. Özellik değirmen,havuz,mağara,kuyu,yer altı mahzenlerinde çok sık karşılaşılır. Bütün olaylar iz, işaret ve semboller bir bütün halinde incelenmeli tuzak mutlaka bertaraf edildikten sonra aramalar yapılmalıdır.

BALIK :Akarsu, göl,göletlerdeki kayalara çizilmiş çok çeşitli balık resmi ve figürleri yakın bölgede bir hazinenin olduğunu ifade eder. Balık genel olarak hazine olarak nitelendirilir. Balık ile ifade edilen hazinenin yerini bulmak hem kolay hem de çok zordur. Balığın büyüklüğü-küçüklüğü,eğimi,yönü,pozisyonu,tek-çift olup olmadığı,yanında başka sembollerin olup olmadığı gibi konular uzmanlık isteyen işlerdir.

KÜP / KÜRZE : Su içinde veya civarında hazinenin varlığını işaret eder. Burada dikkat edilmesi gereken bu işaretlerin göl,ırmak veya gölet kenarındaki figürün anlamıdır. Susuz alandakilerle karıştırılmamalıdır.

IBRIK :Su veya gölet kenarlarındaki taşlara çizilmiş İbrik figürü su kenarında ve genelde çizilen taş çevresinde para olduğunu ifade eder. Ama bu para büyük değildir.

HALKA : Duvarlarda veya herhangi bir taş üstüne çizilen halka işaretleri veya halkanın kendisi burada birden fazla ve çok büyük tuzakların olduğunu anlatır. Halka figürleri tekte çizilmiş olabilir bir kaç figürün arasında da olabilir. Tuzakların biri aşılırken veya bertaraf edilirken diğer tuzakların çalışabileceğini unutmamak gerekir. Halkanın anlam ve çeşitlerini o yerin önemi ile eşleştirebilirsiniz.

AYAK İZİ :Mağara taban,tavan veya duvarındaki oyulmuş veya çizilmiş ayak izinin herhangi bir yere basıldığında mekanik olarak çalışan bir tuzağın olduğunu ve çalıştıktan sonra durdurulamayacağını simgeler. Basılan yer tuzakları bir tane olabileceği gibi bir kaç tane değişik tuzakta olabilir.

DEVE: Deve resim veya figürleri çok çeşitlidir. Yürüyen,duran,ayağı havada,kafası havada, hörgüçlü, hörgüçsüz, tek hörgüçlü,çift hörgüçlü vs.dir. Deve belli bir hazine veya değerli eşyaları simgeler. Çok iyi incelenmeli diğer figürlerle bir çözümlenmelidir. Develer para anlamı taşıdığı gibi deve ile taşınabilecek eşyaları da simgeler.

ÇIPLAK KADIN :Resim ve figürler arasında veya tek başına çıplak kadın resmi ve bir yılanın kadının belinden başlayıp omuz başına çıkması veya hareket edip omuz başında başının olması bu bölgede çok önemli bir kral veya kraliçe mezarları olduğunu simgeler. Bu figürler diğer figürlerle tamamlanıp mezarın yönünü veya yerini işaret eder.

DÜZ YILAN :Yılan kıvrımları ve çeşitleri çok önemlidir. Zehirli yılanlar tehlike anlamlarını da içermektedir. Ancak yılanın her kıvrımları belli bir ölçü olarak kabul edilerek yılanın baktığı tarafta bir hazine veya değerli bir şeyin olduğunu ifade eder.

define işşareti  kartal olavbilir.jpg


Define en çok nerelerde bulunur?

Define, (o zamanın şartlarına göre) kolayca ulaşılabilecek, ancak yeri çok zor tesbit edilebilecek yerlerde bulunur. Bunun için kalıcı bir işaretin bulunması gereklidir. Bu kalıcı işaret, eski bir yapı, uzun ömürlü bir ağaç, su kaynaklarının doğduğu yer, tarihi köprüler, gelecek nesillere intikal edecek höyükler, mezarlar, su kuyuları, mağara, dehlizler veya evin içindeki hamamlık olabilir. Burada önemli olan, definenin bulunduğu yerin zamanla yok olmaması ve yerinin değişmemesidir.

Toprak, kasa görevini üstlendi

Bir define tarla, bağ ve bahçede gibi düzlük bir arazide de olabilir. Fakat böyle bir yere gömülmesi halinde mutlaka kalıcı bir işaretin bulunması şarttır. (Örneğin bir ağaç, kaya parçası gibi). Geçmişte, günümüzdeki gibi bankalar yoktu. Herkes, servetini ve ziynet eşyalarını gizleme ihtiyacı duyduğundan servetlerini ya gömmüşler ya da akla hayale gelmeyecek yerlere saklamışlardır. Servetlerin geneli toprak altına gömülmüştür. Toprak altı, en güvenli yer olarak görülmüş, bir nevi kasa görevi üstlenmiştir.

Definenin bulunamayacağı yer yoktur

Günümüzdeki dolarlar, nasıl yastık altındaysa o zamanki servetler de genelde (altın olarak) toprak altındaydı. Servet sahibi kişiler, herhangi bir sebeple ölmeden önce servetlerini, varislerine bırakırlar. Fakat, servetin gizlendiği bölgeyle ilgili işaretleri de bulmaları için varislerine anlatırlar. Varisler de, daha sonra kendilerine anlatılan kalıcı işaretlerle gömünün yerine ulaşmaya çalışırlar. Definenin bulunmadığı ya da bulunmayacağı yer yoktur. Dünyanın her tarafında mutlaka define vardır.

Define maceraları

Evini kazan M.D'nin gerçek hikayesi: Yer Bursa'nın Kiremitçi Mahallesi ve iki yıl önce Hizbullah operasyonlarına hız verildiği zaman. Bursa Emniyet Müdürlüğü'nü mahallenin muhtarı arar:' Koşu Sokak 13 no'lu tek katlı bir evde kazı yapılıyor. Ev, Hizbullah'ın mezar evi olarak kullanılıyor olabilir.' Bu ihbarı dikkate alan Bursa polisi, operasyon hazırlığına başlar ve tam teçhizat evin dışında önlem alır. Dışarıdan bakıldığında evin pencereleri örtülüdür ve arka tarafta küçük bir toprak yığını görülür. Operasyon başlar ve kapı kilitli olduğu için camlar kırılarak içeriye girilir. Evin arkası, gerçekten muhtarın anlattığı gibi bir kamyon dolusu toprakla yığılıdır. Polis, ayrıca mezar genişliğinde bir çukurla karşılaşır. İnceleme sonrası çukurun içinde kazma, kürek ve bir dedektör bulunur. Bunun üzerine polis, burasının bir 'mezar ev' değil, define avcılarının kazdığı bir tünel olduğunu anlar. Olay Mali Şube Müdürlüğü ekiplerine intikal ettirilir ve define arayan kişinin, kendi evini kazan M.D. olduğu tespit edilir.

Definecilik yaparak para kazanmak

Definecilik yaparak para kazanmak aslında yurt dışında hazine avcıları olarak geçen kişilerle aynı işi yapıyorlar. Farklı işaretleri okuyarak dağlara ya da farklı tarihi alanlara gömülen tarihi nitelik taşıyan ürünlerden altın, gümüş, silah gibi farklı ürünlere kadar her şeyi arayarak bu ürünleri satmak defineciliğin bir diğer anlamını oluşturuyor. Ancak bilmeniz gereken çok önemli bir konu var ki bu oyunu kesinlikle devletin koymuş olduğu çizgiler dahilinde oynamalısınız. Çünkü kendi kendinize elde ettiğiniz define ürünlerini satmanız zor olduğu gibi büyük bir suç anlamına geliyor, üstüne üstlük de dolandırılma, öldürülme türü ihtimallerde peşinizi bırakmıyor.

Definecilikten Nasıl Para Kazanılır?

Definecilikte devletten yasal izin alındığı takdirde sadece işaretleri okuyarak define alanlarının tespit edilmesi yeterli olmaktadır. Tespit edilen alanlarda gerekli aramaların yapılması için define arama cihazlarının kullanılması gerekir. Bir define arama cihazı ise gerçekten çok yüksek maliyetlere kiralanmaktadır. Ancak devletten yasal izin alındığında cihazlar devlet tarafından tedarik edilmekte ve kişiler ise define aradıkları müddet içerisinde yevmiyeli olarak ek kazanç da elde edebilmektedir. Bununla birlikte devlet sınırları içerisinde tespit edilen her definenin %40’lık kısmının paraya çevrilerek kişilere verilmesi ise en az 5.000 TL’den en fazla 100.000 TL gibi rakamlara ulaşabilmektedir. Bu durumda definecilik oldukça karlı ve tercih edilebilir bir alan olmaktadır. Sizde definecilik yaparak para kazanmak isterseniz yasal izin alarak ve bilgi edinerek bu işe başlayabilirsiniz.

Tarih Bilgisi

Tarih bilginiz olmadan definelerin izini sürmeniz pek kolay olmayacaktır. Tarih bilginiz yoksa bile çeşitli alanlarda araştırma yapmaya başladığınızda zaten sizlere tarihi bilgiler sunulacak ve sizin de bunları değerlendirmeniz gerekecektir. Bu nedenle bol bol araştırmalar yapın ve tarih konusunda eserler okuyun.

Definecilik diğer kazanç alanlarında da olduğu gibi bilgi isteyen ve her zaman dikkatli araştırmalar yapılarak girişilmesi gereken bir iştir. Bu işe başlarken define olan yerleri tespit etmek amacıyla kullanılan yöntemleri ve araçları bilmeniz gerekir. Bununla birlikte tarih bilginizin de olması şarttır. Çünkü tarihi nitelik taşıyan defineler o bölgede yaşayan uygarlıkların ve insan topluluklarının kaldığı yerleri bilmek ve ne tür eserler verdiklerini, nasıl yaşadıklarını bilmek büyük oranda işinizi kolaylaştıracaktır. Bütün bunların yanında bir de define arama cihazı gibi farklı aletlerin nasıl kullanıldığını da bilmek gerekmektedir. Bu nedenle çalışma alanınız oldukça genişleyecektir. Definecilikte çalışma alanı olarak yüksek tepelere, ıssız ovalara hatta dağ başında kalmış ilginç alanlara kadar pek çok yere gidebileceğiniz gibi olumsuz hava koşulları ile de karşılaşabilirsiniz.

Definecilik Aşktır

Kuşaktan kuşağa geçen definecilik tutkusu teknolojinin nimetlerinden de yararlanıyor. Eskiden harita usulü yapılan define aramaları yerin altında ne varsa gösteren dedektörler yapılıyor. Definecilik Türk Ceza Yasasına göre suç. Buna rağmen dedektör satışı ise 40 yıldır yasal olarak yapılıyor. Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de define aramak bir tutku. Öyle ki define alanlarını bulmak için gecesini gündüzüne katan pek çok kişi var. Hal böyle olunca da define aramalarında kullanılan dedektörlere de büyük önem düşüyor. Türkiye’de yaklaşık 40 yıldır dedektör satışı yasal yollarla yapılıyor. Daha önceleri ise yurtdışından getirilen dedektörlerle arama yapıldığı bilgisi mevcut. Aslında define aramak yasak değil ama devlete define aramak için belirli miktarda ücret ve kazıyı yapacak olan iş makinesi ile güvenlik güçlerinin günlük ücretlerinin verilmesi gerekiyor. Defineci de devletin istediği ücreti yüksek bulunca kaçak definecilik alıp başını gidiyor.

Defineciliğin çoğu yabancı sinema kanalında denizcilerin aradığı bir olgu olarak herkesin çocukluğundan itibaren hayatına girmiştir, “Bugün baktığımızda toplum içinde çok sayıda define tutkunu var. Kimisi bu işi para için yapıyor kimisi ise sadece tutkusu için. Kimisi bulduğunu kendi harcıyor kimisi ise devlete teslim ediyor. Bu iş tamamen tutku işi ama yasal değil. Defineyi bulmak da devletten izin almakta zor. Hal böyle olunca çok sayıda kaçak defineci ortaya çıkmış oluyor. Bu defineciler dahil madenciler ve koleksiyonerler dedektör alıyor. Devlet dedektörlerin define aramada kullanıldığını bile bile satışına izin veriyor. Ortada bir çelişki var ama definecilik tutkusu ile vatandaşın dedektöre olan ilgisi her geçen gün artıyor.

Altın Yatakları

Türkiyein altın yataklarının oluşumuna son derece elverişli jeolojisi vardır, Altın aramak ise beceri gerektiren bir meslektir herkes yapamaz bu diğer hobilerle benzerlik gösterir mesela kimisi balık tutar alanında uzmandır, kimisi ava gider oda alanında uzmandır kimiside altın arama yani definecilik yapar bu iş sonradan yapılacak iş değildir kişinin ruh yapısı uygun olmalı altın define dediğin zaman heyecana kapılmalıdır. Her definecinin hayali büyük bir kütle altın bulmaktır.

Altın aramanın bir çok yolu vardır bunların başında dedektörle arama yapan defineciler gelir bununla beraber dere yataklarında akıntıyla gelen altın parçacıklarını arayan kitleler vardır bunlar dedektör değil bir çeşit süzgeç yada tava kullanarak minerallerle kenetli olarak bulunan altını sadeleştirip temiz bir şekilde elde eder.

Bilinen 2 yöntem dışında bilim insanları, bazı bitkilerin yapraklarında altın olduğu için ve bundan faydalanarak yer altındaki altın kütlelerinin tespit edilebileceğini ortaya koydu.

özellikle okaliptüs ağacının yapraklarında bulunan altın parçacıklarının, toprağın birkaç metre derinliğinde bu maden yatağının varlığına işaret ettiğini saplandı.

Araştırmacılar, bu bulgu sayesinde, erişilmesi güç yerlerde altının yerinin yeni yöntemlerle tespit edilebileceğini belirtiyor.

Araştırma sonuçları dünyanın bazı ünlü dergilerinle yayınlandı.

Kolay erişilebilir altın yatakları kesin olarak tespit edildikten sonra şimdide nehir çökeltileri ve kum tepeciklerinin metrelerce altında gömülü olan zor yatakların bulunması üzerinde çalışılmaktadır.

Gömülü hazine

Daha önce de okaliptüs ağacını çevreleyen topraklarda altın parçacıkları bulunmuştu. Bazı ağaçların yapraklarında, dallarında ve kabuklarında az miktarda altın bulan araştırmacılar, bu kez ağaçların altını emdiğini tespit etti. Yaklaşık 400-500 ağacın emdiği altın miktadı bir yüzük büyüklüğünde olduğu saplandı.

Gerçek şuki altına rastlanan ağaçların bulunduğu bölgede 30 metre altında altın yatağının olduğu görüldü. Günümüzde altın yatakları, toprak yüzeyine çıkmış altın içeren kaya parçalarının bulunması ya da arama amaçlı kazılar sonucunda tespit edilebiliyor.

Araştırmacılar, yeni altın yatakları bulmak için bitki örtüsünün incelenmesinin daha iyi bir yöntem olacağını, çevreye daha az zarar vereceğini vurguluyor.

Aynı yöntemin demir, bakır, kurşun gibi başka minerallerin aranmasında da kullanılabileceği belirtiliyor.

define işareti aslan.jpg
 
Üst Alt