Endülüs’ü Hangi Sebebten Kaybettik ?

Mfcs2010

Member
Kayıtlı Kullanıcı
Mesajlar
95
Beğeniler
172
Puanları
38
#1
Sekiz asra damgasını vurmuş ve ihtişamı ile dillere destan olmuş Endülüs’ü hangi sebeplerden dolayı kaybettik?
Her zamanki gibi; birbirimize düşürülme! Biz İslâm dünyası olarak tarih boyunca savaş meydanlarında hemen hep kazanmış fakat birbirimize düşürülerek hep kaybetmiş bir toplum olduk. Osmanlı’nın kuruluş devrini çok anlatırım. Osman Gazi, Ertuğrul Gazi’nin oğullarının en küçüğüydü, ama beyliğin başına o geçirildi. Ağabeyleri “Biz varken sen kimsin, otur oturduğun yerde” demedi. Osman Gazi öldüğünde, büyük oğlu Alâeddin Çelebi de Orhan Gazi’ye “Ben varken sen kimsin” demedi. Aksine “Kardeşim sen geç, ben sana vezirlik yapayım” dedi. İşte onun için büyüktüler. Orhan Gazi öldü, büyük oğlu Süleyman Paşa kardeşi I. Murat’a, “Kardeşim ben at sırtında yanımdaki yiğitlerle küffar toprağında cihadla meşgul olacağım, sen hükümdar olursun” dedi. Kuruluş devrine nasıl uçtular? Aynı Efendimiz (asm) ve Dört Halife dönemi gibi, bu anlayışla... Birbirlerini yemediler, birbirlerinin ayağına çelme takmadılar. Büyüklük buydu! Endülüs Emevi Devleti III. Abdurrahman dönemi var ya, Ramses dönemi gibidir. Yani Ramses kadar olmasa da, çok ihtişamlıdır. III. Abdurrahman’ın El-Zehra sarayının kalıntılarını geziyoruz bugün; yıkılmış yok edilmiş… Kalıntılarına, o temellere bile “bunun tamamı nasıl bir şeydir” diye hayran hayran bakıyoruz. Onun el yazma katalogları vardı elimizde; sarayın havuzlarındaki balıklara bile günlük 70 çuval yem atılıyormuş. Sadece o yemin hacmine bakıyorsunuz ve “tamam sarayı anlatmana gerek yok” diyorsunuz. III. Abdurrahman’dan sonra onun küçük çocuğu Vezir yönetimi ele geçirmeye çalıştı. Sonra ardı arkasına taht kavgaları ve Tavaif-ül Mülk dönemi başladı. Tabiî yıkım bir anda olmadı. Tavaif-ül Mülk beylikler döneminde bir papazın hatırası çok ibretli. Kulağımıza küpe olsun. Bugün Türkiye’nin kulağına küpe olsun. Tarafgirlik damarıyla, “bu benim dostumdur” diyerek yanımızdaki insanların sırtındaki akrebi onlara göstermezsek, sıkıntılarını eksikliklerini söylemezsek, Allah hem bizim hem de o topluluğun en kısa zamanda -Allah korusun- (....) verir yani. Kusura bakmayın o kelimeyi kullanmak istemiyorum. Bu bahsettiğim şehirler Müslüman şehirler. O papaz ne diyor biliyor musunuz; “Şehrin merkezinde bir Müslüman kalkıp kendi peygamberlerine -hâşâ- ağız dolusu küfrediyordu, ama Müslümanlar kendi taraflarından olduğu için ses çıkarmıyor ve göz yumuyorlardı.” Bakın, dipnotlu bir bilgi veriyorum size burada. İşte Endülüs böyle yıkıldı!..


Not: Yeni asya Gazetesinden alıntıdır.
sunum ve anlatım yerel radyo kanalı Bizim radyodan naklen yayınlanmıştır.


Bilgi ışıktır...
 
Üst Alt