Ermeni Evlerinin Mimarisi, Genel Özellikler

MendereS

Admin
Administrator
Mesajlar
809
Beğeniler
2,646
Puanları
98
#1
Bu konuda Ermeni ve Rum konutlarının iç ve dış cephe tasarımlarının kapsamlı analizinden bahsedilecektir. yoğunluk ermeni evleri ele alınmıştır.

Ermeni evlerinin girişleri biçimleniş ve detayları ile en önemli sivil mimari unsurlarından biridir. Girişleri oluşturan söveler, profiller, alınlıklar, konsollar, kemerler ve sütunlarla cephelere çok önemli sembolik anlamlar yüklenmiştir.

Evlerin Genel Özellikleri

Anadolu’nun önemli tarih, kültür ve ticaret merkezlerinden biri durumunda olması iklim, malzeme, yaşama kültürü ve bölge faktörlerine bağlı olarak şekillenen evler, kendine özgü bir mimariye sahiptir. Özellikle Osmanlı döneminde gelişen sivil mimari içerisinde evlerin büyük bir çoğunluk ve önem arz ettiği görülmektedir.

19. yüzyıl sonunda azınlık gruplar olarak adlandırılan ermeniler genellikle ticaretle uğraşmışlar ve varlık içinde yaşamışlardır. Bu gruplar Germir, Talas, Tavlusun, Endürlük gibi merkezlerde görkemli ve büyük evler yapmışlardır.

Ermeni evlerinin pilanlarında, genelde sofa-tokana ve harem üçlüsü belirlemektedir. Bu dönemde yapılan evlerde planın fonksiyonelliği öne çıkarılmış ve evler avlu veya kapalı bir hol etrafında şekillenmiştir. Dışa kapalı içe dönük sofa merkezli evler daha sonra Hıristiyan nüfus ve Osmanlı’daki batılılaşma eğilimleriyle birlikte dışa dönük olarak planlanmaya başlanmıştır. Değişmeye başlayan ev anlayışında özellikle gösteriş ve ihtişama ağırlık verilmiştir.

ermeni sokağı.jpg


Ermeni evlerinin bir kısmı taş malzeme kullanılarak inşa edilmiştir, dar sokaklar boyunca birbirinin görüş alanını etkilemeyecek şekilde tek katlı, iki katlı ve daha çok konak niteliğinde değerlendirilmiştir (1. resim). Dış mimaride hareketli cepheler, açık köşkler, kat aralarındaki konsollar ve balkonlarla evler, ev sahibinin maddi gücünü temsil eder şekilde tasarlanmıştır.

Sokaktan avluya veya avludan eve geçişi sağlayan girişler, genelden özele geçişi belirleyen ev mimarisindeki en önemli unsurlar olarak dikkat çekmektedirler. Tarihi süreçte hiç kaybetmedikleri önemleri, sokak dokusuna sağladıkları hareketlilik ve dönem özelliklerini yansıtan üslupları ile giriş cepheleri oldukça farklıdır.

Girişlerin Konumu ve Yönü

Tarihi süreçte önemini yitirmeyen mimari öğeler olarak girişler, Ermeni evlerinde de, yöresel özellikler ve farklı tekniklerle biçimlenmiştir. Ermeni evlerinde girişler, genellikle cephelerin ortasına bazen de köşeye yerleştirilmiş ve üç farklı guruba ayırmak mümkündir. Her bir grubun kendi içerisinde farklı örnekler içerdiği görülmüştür. Cephelerde evin boyutlarına paralel olarak düzenlenen girişler, cepheleri hareketlendiren önemli mimari öğelerdir.

Girişler, genellikle evlerin sokağa açılmış ana kitlesinin ortasında konumlandırılmıştır. Bazı evlerde, özellikle konak tarzı zengin evlerinde bu konumlanış yön olarak sokaktan uzaktır. Az da olsa bazı örneklerde girişler, arazinin yapısından dolayı köşeye alınmış veya yana kaydırılmıştır. Özenli konumları ile vurgulanan girişler büyüklükleri, genişlikleri ile evlerin hacim ve mimarisine paralel olarak şekillenmiştir.

Belli bir yön olgusunun olmadığı, arazinin konumuna göre yapılandırılan evlerde girişler, bazen bir niş içine bazen de bir balkon altına çekilmiştir. Bu anlamda cephedeki hareketliliğin yanı sıra girişler güneş, yağmur, kar gibi dış etkenlere karşı da korunmuştur.

Konumlarına Göre Girişler ve Özellikleri

1. Cepheyle Aynı Düzlemde Olan Girişler

2. Cepheden İçe Çekilen Girişler

3. Cepheden Dışa Taşan Girişler olarak üç farklı tipe sahip girişler, kendi içlerinde de;


Tipolojilerine Göre Girişler


Düz Lentolu Girişler

Kemerli Girişler

b.1. Basık Kemer Formlu

b.2.Yarım Daire Kemer Formlu

c. Herhangi Bir Sınıflamaya Dahil Olmayan Diğer Girişler

1. Cepheyle Aynı Düzlemde Olan Girişler

Bu tür girişler, cephede dışa ya da içe doğru herhangi bir taşıntı yapmadan duvarla aynı düzlemde konumlandırılmıştır. Ermeni mimarisinde incelenen eski evlerde yaygın olarak kullanılan bir giriş tipidir.

1.a. Düz Lentolu Girişler: Bu tipteki girişlerin kullanımı, kemerli girişlere göre daha azdır. Fakat çok sade örneklerin yanı sıra çok özellikli örnekler de bulunmaktadır. Lentolu girişlerde dikdörtgen [prizma] içerisine yerleştirilen kapı üzerindeki atkı taşı ve üstüne konan çeşitli formlardaki pencerelerle, girişlere farklı ifadeler kazandırılmıştır. Bu düzenleme yaygın olarak kullanılmıştır.

1866 tarihli bir ermeni evi girişi düz lento ile biçimlenmiştir. Giriş üzerinde yer alan kilit taşı vurgulanmış yarım daire formlu giriş alınlığı, demir şebekeli pencere açıklığı şeklinde düzenlenmiştir. Bu uygulama cephe hareketliliğine katkıda bulunduğu gibi aydınlık unsuru olarak da dikkat çekmektedir. düz lentolu girişte ise cephe bir haç formu içerisine yerleştirilmiştir. Silmelerle çerçevelenen cephede oval pencere ve üst kısımda boş kitabelikle bu tipte farklı bir uygulamanın örneğidir.

1.b. Kemerli Girişler:

b.1. Basık Kemer Formlu Girişler: Girişlerde en çok kullanılan kemer formudur. Genellikle dikdörtgen prizma şeklinde düzenlenen girişlerde bu tip, farklılıklar göstererek uygulanmıştır. Basık kemerler geçmesiz düz, bazen de geçmeli (lambazıvana) olarak düzenlenmiştir. İki renkli taşların da alternatif olarak kullanıldığı bu tipte geçmelerin, cepheye hareketlilik kattığı da bir gerçektir. Basık kemerle profillenen taş söveli girişlerde kilit taşı, kemerin bitim noktası ve kemer köşelikleri de genellikle bezeme alanı olarak kullanılmıştır. Yapılan araştırmada bu tipte özellikle detaylarda farklı çok fazla örnek tespit edilmiştir. üzerinde üç dilde yazılmış bir kitabesi bulunan H.1244 tarihli giriş cephesi, basık kemerli ve sade bir düzenlemeye sahip olanlar vardır. Ermeniler bu tip girişler oldukça yoğun olarak kullanılmıştır.

b.2. Yarım Daire Kemer Formlu Girişler: Girişlerde yaygın olarak kullanılan ikinci kemer formu yarım daire kemerdir. Türk sanatına yabancı olan bu form Ermenilerde yoğun olarak yaşayan Hıristiyan nüfusun mimariye etkisi olarak düşünülebilir. Kuruluş olarak diğer tip girişlerle aynı mantıkla oluşturulan kapılarda kemerler fazla derin tutulmamıştır. Dekoratif özelliğiyle ön planda olan bu tip girişler, cepheye sağladığı hareketlilik ve farklı kimlikleriyle kendine özgüdür.

Bu tipte birçok örnek tespit edilmiştir, Farklı derinliklerdeki silmelerle çerçevelenen giriş, içten alçak kabartma (rölyef) tekniğinde dilimli bir frizle hareketlendirilmiştir. Geçmeli olan taşlarla oluşturulan kemerin üzerinde dikdörtgen formunda bir kitabelik yer almaktadır. Bunun içerisinde uç kısımları palmetlerle sonlanan iki madalyon kabartma olarak değerlendirilmiştir.

c. Herhangi Bir Sınıflamaya Dahil Olmayan Diğer Girişler: Bu grupta dilimli, at nalı veya daha farklı biçimde şekillendirilmiş kemer formları giriş açıklıklarını kapatmaktadır. Bu tipe 87 Nolu evin dilimli girişi bu grupta incelenebilecek sade bir örnektir.

2. Cepheden İçe Çekilen Girişler

Bu tip girişler Ermenilerde yoğun olarak kullanılmıştır. Cephede, yüzeysel niş şeklinde veya daha derin eyvan tarzında uygulanarak düzenlenen girişlerle hem hareketlilik sağlanmış hem de giriş dışarıdan gelecek olumsuz şartlara karşı korunmuştur. Farklı derinlikleriyle girişler, tek ya da çift yönlü düzenlenen basamaklarla vurgulanmıştır. Girişlerdeki bu derinlikler bazen keskin hatlı prizmalarla bazen de taşıyıcı özelliği olmayan sütun veya yüzeysel payelerle çerçevelenmiştir. Bu girişlerin üzeri açık farklı uygulamaları da mevcuttur. Bu tip girişlerde tepe veya yan kısımlarda ki pencere kullanımı da yaygındır. Bu pencerelerin dekoratif özelliğinin yanı sıra fonksiyonel özellikleri ön plandadır.

Cephedeki konumlandırılışlarıyla farklı olan bu tipteki mimari kuruluş ve düzenleme, diğer girişlerle hemen hemen paraleldir. Lento veya farklı kemer formlarıyla biçimlenen bu tip girişlerde de diğer grupta olduğu gibi sade örneklerin yanı sıra abidevi örnekleri de görmek mümkündür.

Bu tipteki örnekler;

2.a. Düz Lentolu Girişler: Bu tipe, evin giriş cephesi düz lento ile oluşmuş anıtsal bir örnektir. 1866 tarihli olan bu cephede, iki kademeli olarak düzenlenen giriş, en dıştan yuvarlak bir kemerle sınırlanmış içte ise kapı iki sütunla hareketlendirilmiştir. Sütunların başlıkları volütlü ve uzun tutulmuştur. Sütun başlıklarının üzerinde yuvarlak kemerle cephe tamamlanmış ve orta kısmında dikdörtgen çerçeve içerisinde üç dilli bir kitabe bulunmaktadır.

Bu tipe diğer bir örnek ise, Düz lento ile biçimlenen giriş anıtsal bir örnektir. 19. yüzyıl sonlarına tarihlendirilen girişte lento yanlarda volütlerle hareketlendirilmiş ve ön kısımda yuvarlak formlu bitkisel üstte ise yumurta dizisinin yer aldığı başlıklarla ağır bir korniş taşınmaktadır. Bu kornişin üzerinde dikdörtgen formlu pencere yer almaktadır. Giriş cephe hizasından itibaren yuvarlak kemerle tekrar vurgulanmıştır. Bu tipte anıtsal örneklerin yanı sıra basit düzenlemelere sahip örnekler de mevcuttur.

2.b. Kemerle Oluşan Girişler

b.1. Basık Kemerle Biçimlenen Girişler: Girişler basık kemerle biçimlenmiştir. Girişteki basık kemerler ikili geçme taşlarla oluşturulmuştur. Kilit taşlarında da 1255 tarihini veren bir kitabe bulunmaktadır.

b.2. Yarım Daire Kemer Formlu Girişler: Bu tipte düzenlenmiş örneklerden sadece biridir. Kemerin kilit taşında üç dilli bir kitabe ve 1864 tarihi yer almaktadır. Dikdörtgen planlı bir de pencere bulunmaktadır. Ermeni evlerindeki girişler de genellikle en yaygın olarak kullanılan tiptir

Herhangi Bir Sınıflamaya Dahil Olmayan Diğer Girişler: Bu tip girişlerin Germir’de oldukça farklı örnekleri bulunmaktadır. Bu grupta dilimli kemer formu veya daha farklı formlar da giriş kapılarında uygulanmıştır.

3. Cepheden Dışa Taşan Girişler

Ermeni evlerinin sokak cephelerinde önemle vurgulanan bu tip, girişler içerisinde en özellikli olandır. Cephedeki simetrik kuruluşları, dışa veya yukarı taşıntıları ile daha çok zengin insanların yaşadığı konak tarzındaki evlerin girişleri bu şekilde düzenlenmiştir. Rum ve Ermeni dış kapıları genelde ‘arkaik’ tarzı yansıtırken, Müslüman ev girişlerinde ‘Selçuklu’ tarzına rastlanır. Ermeni evlerinin avlularındaki ‘köşk’ denilen alan, yazları aile üylerinin oturma, uyuma ve yemek yeme mekanı olarak kullanılıyordu.
Bu tipteki girişler;

a. Düz Lento ile Oluşan Girişler

Yarım Yuvarlak Formlu Kemerle Oluşan Girişler olarak ikiye ayrılmaktadır. Gücün ve zenginliğin vurgulandığı girişlerde, zengin taş bezemeleri, katlı profillerle taçlandırılmış çeşitli formdaki kemerleri ile ışık gölge pilastikitesi keskin ifadelerle sunulmaktadır. Diğer iki gruba göre örnekleri daha azdır. Mimari ve dekoratif öğeler, kapıların ifade kazanmasında yine en belirleyici unsurlardır. Bu tipteki anıtsal örneklerle evlere kazandırılan kimlik o dönemin sanat anlayışı ve üslup özellikleri açısından belirleyici bir nitelik taşımaktadır.

a. Düz Lento ile Oluşan Girişler: 1866 tarihli evin giriş cephesinde görülmüştür. Giriş düz lento ile oluşmuş ve üzerinde yarım yuvarlak formlu içerisi özellikli şebekelerle dolgulanmış bir pencere ile tamamlanmıştır. Giriş dıştan çift sütunlarla sınırlandırılmış ve sütunlar üstte yuvarlak kemerlesonlandırılmıştır. Girişteki kemerlerin kilit taşları vurgulanmış ve en üstte taş konsollarla cephe tamamlanmıştır.

Yarım Yuvarlak Formlu Kemerle Oluşan Girişler: Papazın evi olarak bilinen bu tip önemli örnektir. 1878 tarihli olan bu cephe yuvarlak kemerle oluşturulmuş bezeme özellikleri ve farklı kimliğiyle anıtsal bir cephe örneğidir.

Girişlerdeki Malzeme ve Teknik

Özenli düzenlemeleri ile girişlerde taş malzeme kullanılmıştır. işlenmesi kolay taşlarla, Girişler çok düzgün ve temiz bir işçilikte ele alınmıştır. Ermeni evlerindeki taş malzeme genellikle taş ocaklarından getirilen yonu taşlarından yapılmıştır.

Taş işçiliğinin bir sanat haline geldiği Ermenilerde, bu olgu girişlerde önemini daha da artırmaktadır. Yüzeyi sıvanmayan taş, alçak-yüksek kabartma, oyma (kazıma) ve çizgi gibi farklı tekniklerle adeta evlerin konuşan dili olmuştur.

Girişlerde taş, ahşap ve metal başarılı bir şekilde kaynaştırılmıştır. Her birinin farklı kullanım yerleri olan bu malzemelerden ahşap, çift ya da tek kanatlı kapılarda, çatkı veya çatma gibi tekniklerle oluşturulmuştur. Girişlerde kullanılan tokmak, kilit, çivi gibi metal aksamlarda da dövme ve döküm teknikleri kullanılmıştır.

5. Girişlerdeki Metal Aksamlar

Eski Ermeni evlerindeki girişlerin zenginliği, kapıların metal aksamlarında da devam etmektedir. Ev sahibinin mesleğinin, dininin, gücünün kısaca kimliğinin yansıtıldığı girişlerde; kapılardaki tokmaklar, kapıların büyüklüklerini destekleyen farklı özellikteki kilitler ve kabaralar (çiviler), kullanılan başlıca metal unsurlardır.

Ermeni ev girişleri genellikle bir avluya açıldığından ses, içeriye tokmaklarla duyurulmuştur. Bu doğrultuda kapıların hemen hepsinde özellikle çift tokmak kullanımı yaygındır. İki bölümden oluşan tokmaklar, dövme ve döküm tekniğinde yapılmışlardır. Çeşitli şekillerde biçimlenen tokmakların ev sahibine dışarıdaki misafirin cinsiyetini bildirmesi de ilginç özelliklerindendir.

İncelenen evlerdeki kapılarda biri aşağıda biri yukarda ya da aynı düzlemde yerleştirilmiş, biri büyük diğeri küçük, özellikle ikili ve üçlü tokmakların kullanıldığı görülmüştür. Ev sahibi ve kapıya gelen kişi arasında bir iletişim çözümlemesinin sağlandığı tokmaklar fonksiyonel kullanımın yanı sıra gelişmiş şekilleri, zengin motifleri ve farklı tipleri ile kapıların vazgeçilmez süsleri olmuştur. Kapılarda kullanılan tokmağın çeşidi ve süslemesi de ev sahibinin maddi gücü ve kimliği ile doğrudan bağlantılıdır. Ermenilerin kullandığı giriş kapı tokmakları günümüzde de aynı amaçla kullanıldığı görülmüştür.

Genellikle 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başlarına tarihlenen evlerde, kâinatın sonsuzluğunu sembolize eden geometrik motifler, doğadan alınarak stilize edilen çiçek, yaprak, dal gibi bitkisel motiflerle tokmaklar bezenmiştir. Aslan, kartal, yılan veya farklı tiplerde insan yüzleri hatları detaylı işlenmiş figürlü tokmakların, her birinde kendine özgü ikonografisi bulunan ilginç motifler kullanılmıştır. Kapılarda sıkça kullanılan, form olarak birbirine benzeyen ancak detaylarda farklılık gösteren kadın eli şeklindeki tokmaklardır. Bu tokmaklardaki el yapıları, bilek tipleri, elin anatomik kuruluşu ve yüzükler farklılık gösteren detaylardır. Daha basit tipteki yuvarlak, düz halka örneklerinin de var olduğu tokmakların dışında duyuru aracı olarak çanların da kullanılması farklıdır.

Anıtsal, korunaklı kâgir duvarlar arkasında kapıların güvenliği kilitlerle sağlanmıştır. Bazen çok basit bazen de karmaşık düzeneklerle kurgulanan kilitler, form olarak da çeşitlilik göstermektedir. Her kapıda en az iki en fazla beş veya altı kilit bulunmaktadır. Sayısı ile zenginliğin bağdaştırıldığı kilitler, dövme ve kakma gibi tekniklerle birer sanat eseri niteliği kazandırılmıştır. Kilitlerin üzerinde çeşitli figür ve motifler oluşturulmuş ve bunlar “S-C” kıvrımlı volütlerle süslenmiştir.

Bastırık adı verilen demir çubuklar da koruma amaçlı kullanılan diğer bir metal aksamdır. Frengi ya da çeşitli menteşeler de unutulmamalıdır. Belli bir standardı olmayan çift kanatlı ahşap kapılar genellikle çatkı tekniğinde yapılmıştır. Bağlayıcı unsur olan demir kabaralar aynı zamanda değişik çizgi ve dizileri ile birer süs unsuru haline getirilmiştir.

6. Girişlerdeki Kitabelikler ve Aydınlatma Pencereleri

Ermeni evlerindeki girişlerde dikkat çeken bir diğer öge de tarihi belge olan kitabeliklerdir. Konumları ile vurgulanan kitabelikler, genellikle yöreye özgü olan beyaz mermerdendir. Dikdörtgen bir çerçeveyle sınırlanan kitabeler, çeşitli silme ve motiflerle bezenmiştir. Farklı şekilde düzenlenen madalyonlar da bu amaçla kullanılmış ve buradaki yazı tipi ile süslemenin karakteri de yine ev sahibinin kimliğine göre şekillenmiştir. Girişlerde boş bırakılan dekoratif kitabelikler de çoğunluktadır. Belge niteliğindeki kitabeliklerle girişlerdeki süslemeye katkı sağlanmıştır.

Dikdörtgen, kare, oval, üç dilimli (yonca şeklinde), yarım daire ve yuvarlak gibi çeşitli form ve boyutlarda pencereler de girişlerde, özellikle üst kısımlarda kullanılmıştır. Aydınlatma amacıyla konulan pencerelerin dekoratif anlayışta düzenlenen şebekeleri girişlerin çekiciliğine katkı sağlamaktadır.

7. Girişlerdeki Bezeme

Girişlerdeki sembolik anlamlar yüklenilen süsleme, işçilik ve teknik açıdan kullanım alanları ile orantılıdır.

Ev sahibinin sosyal ve ekonomik gücü ile doğrudan orantılı olan girişlerdeki süsleme, özellikle taşın farklı ifadeleriyle oluşturulmuştur. Süsleme açısından basit, sade örneklerin yanı sıra çok hareketli, renkli ve süslü örnekler de mevcuttur. Batılı etkilerin de ağırlıklı olarak izlendiği süsleme daha girift ve ağırdır, bu da bu girişlere aşılamaz bir etki vermektedir. Antik, klasik, barok-rokoko, ampir ve neo-klasik gibi farklı üsluplar girişlerde eklektik anlayışla uygulanmıştır. Yöresel özelliklerin de görüldüğü karma süsleme anlayışı, teknik olarak en olgun seviyededir.
süslemeler.jpg


Boşluk ve dolulukların dengelenmeye çalışılarak uygulandığı yüzeylerde estetik, simetriyle sağlanmıştır. En basit giriş bile birkaç silmeyle hareketlendirilmiştir. Girişlerde kemerler, kemer köşelikleri, kuşatma kemeri, söveler, bordürler, kitabelikler, aydınlatma pencerelerinin çevresi varsa sütun ve sütun başlıkları özellikle süslemenin yoğunlaştığı kısımlardır. Rölyef tarzın ağırlıklı olarak kullanıldığı girişlerde; geometrik, bitkisel, az da olsa figürlü süsleme, çizgisel eğriler (silmeler), “S-C” kıvrımlı volütler, rozet ve kabaralar bazen de taşın kendi sadeliği süslemeyi oluşturan başlıca unsurlardır (resim 20).

Girişlerde belli bir kimliğe bürünen süslemenin çok azı birbirinin tekrarıdır. Bu kadar zengin süsleme anlayışı, halkın ekonomik zenginliğinin bir ifadesidir. Bu ifade bütün ilgiyi buraya yöneltmiş ve ev sahibinin gücü burada vurgulanmıştır.
Girişler üzerindeki metal elemanlarla oluşturulan süsleme de çok ahenkli ve zevklidir. Özellikle pencere demirleri ve tokmaklarda bu çok ileri bir düzeye götürülerek dönemin tüm sanat ve süsleme özelliklerini yansıtmaktadır. Kilitler, çiviler ve aydınlanma pencerelerinin şebekelerindeki metal süslemeler de ince işçilikteki tasarımlarıyla süslemeye katkıda bulunmaktadır. Girişlerde en az kullanılan süsleme ahşaptır. Kapı kanatlarının metalle kaplanmayanları daha sadedir.


Anadolu toprakları farklı etnik grupların bir arada yaşamasından dolayı çok zengin ve renkli bir mimari karaktere sahiptir. Yapılan araştırmada değerlendirilmeye alınan Ermeni ve Rum evlerindeki girişler, zengin bir kültürün mimariye yansıyan önemli bir kısmıdır. Müslüman ve Hıristiyan nüfusun bir arada yaşadığı mahallelerde girişlerde iki farklı mimari üslup kendini ağırlıklı olarak göstermektedir. Müslüman evlerinde daha sade yalın düzenlemeler, Hıristiyan evlerinde ise güç ve zenginliğin yansıtıldığı mimari unsurlar olarak biçimlendirilmişlerdir.
 
Üst Alt