Ermeni ve Rum Defineleri Genel Bilgiler

MendereS

Admin
Administrator
Mesajlar
809
Beğeniler
2,646
Puanları
98
#1
Osmanlı toplumuna uyum sağlamış, uzun yıllar boyunca rahat ve güvenli bir yaşam sürdüren Ermenilere, Osmanlı yönetimine olan bağlılıklarından dolayı ‘Millet-i Sadıka’ denmiştir.

Ancak batı devletlerinin ve Rusya’nın siyasi emelleri, Fransız İhtilali’nin etkileri, Ermeni Kilisesi’nin kışkırtmaları, misyonerlerin özellikle Amerikan misyonerlerinin Ermeniler üzerindeki faaliyetleri gibi nedenler, Ermenilerin zihinlerinde bağımsızlık fikirleri oluşturmuştur. Ermeniler, bu fikirleri hayata geçirebilmek için hem Osmanlı sınırları içinde hem de dışarıda ihtilal komiteleri ve cemiyetleri kurarak, etkinliklerde bulunmuşlardır. Kendilerine, İtilaf Devletleri tarafından bağımsızlık vaadinin verilmesiyle; Anadolu’nun çeşitli yerlerinde isyanlar çıkaran, casusluk faaliyetlerinde bulunan, Osmanlı ordusunun ikmal yollarını kesip, askerlere yardım götürülmesini engelleyen, Ermeniler, bu gibi davranışlarla da yetinmeyip I. Dünya Savaşı sırasında Rus ve Fransız ordularında, Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmışlardır. I. Dünya Savaşı’nın başlarında, Ermeni temsilcileri, yukarıda belirtilen davranışlardan vazgeçmeleri için Osmanlı yöneticileri tarafından defalarca uyarılmıştır. Bu uyarıların işe yaramaması üzerine Ermenilerin bir kısmı, 27 Mayıs 1915 tarihinde çıkarılan geçici ‘Sevk ve İskân Kanunu’yla, bulundukları yerlerden, ülkenin Halep, Şam, Zor, Musul gibi yerlerine sevk edilmiş ve onların oralarda iskân edilmeleri sağlanmıştır.

Bu zorunlu göç sırasında ermenilerin çoğu değerli eşyalarını yolda karşılaşılabilecek tehlikeler nedeniyle yanlarına almayıp evleri, arazileri, bağ bahçelerinin uygun yerlerine saklamış daha sonra geldiğinde yeri kaybolmayacak şekilde işaretlemiştir. . Bunların bir çoğu gelemediği için sakladığı paralar hala yerinde durmaktadır.

Ermenilerde çok farklı saklama çeşidi vardır, göçe tabi tutulduğu dönemde acil yapılan gömüler çok derin olmayıp ortalama 30 cm ile 1 metre civarlarındadır. Bunların kayalara oyulmuş oyma kabartma şeklinde define işareti bulunmamaktadır. Genelde yaşlı ağaçlar, bahçelerinin köşeleri, kuyular, ahirlar, kiler gibi bölgeleri saklama yerleri olarak seçmişlerdir.

Tehcire tabi tutulmadan önceki varlıklı ermeniler paralarını evlerin içindeki ocaklar, kapı eşiği, baca duvarı, evin avlusundaki kuyu içi ve dış yanları, avludaki 3 yaşlı ağaçtan en yaşlı olanının yanına, bu ağaçlar çoğunlukla dut ağacı olur. bazen farklı olur. kilerdeki yapı taşlarında farklı olan vardır sökülüp takılabilen taş türüdür, yine zemin taşında kaldırılıp tekrar koyulan taşlar para saklama yerleridir.

Ermeniler eşkiya baskınlarına karşı bu saklama metotlarına gerek duymuştur, para en çok avludaki kuyu çevresinde yada içindeki her hangi bir yapı taşının arkasındadır. Yada oturma odasına oturduğunda pencereden baktığı zaman direk parayı göreceği yer seçilirdi. Bu en yaygın olanıdır, sizde bir ermeni evi bulursanız pencereden dışarı bakın gördüğünüz yerleri araştırın. Hiç bir ermeni pencereden göremeyeceği yere para saklamamıştır.

Rumlar Mübadele İle Yer değiştirildi

Mübadele "zorunlu yer değiştirtme"dir. Mübadele, 1923'de yılında Lozan Antlaşması'na ek protokol uyarınca Türkiye'deki Rumların Yunanistan'a, Yunanistan'daki Türklerin Türkiye'ye zorunlu göçü sürecine verilen addır. bu durum ermenilerden farklıdır, Ermeniler zorunlu göçe "Tehcir" tabi tutulmuştur. Mübadele ve Tehcir farklı şeylerdir.

Mübadele, görünürde karşılıklı bir anlaşmayla yapıldı her şeyin yolunda gideceği düşünülüyordu, Fakat anlaşanlar, masa başında karar verip kağıtlara imza atmasıyla her şeyin kolayca olacağını sanmışlardı. Oysaki yerinden yurdundan edilecek milyonlarca insana kimse bir şey sormamıştı. Diplomasiye göre, "barışçıl" bir yer değiştirmeydi bu; ama gerçek öyle olmadı. Mübadele, iki halk açısından da acılı bir süreç oldu.

Ülkemizde Yığınla Tehcir ve Mübadele Zenginleri Var

Halkların acıları, ölümleri, kimilerine zenginlik olarak dönüş yaptı. Mübadele de, aynı tehcir gibi, yeni zenginler yarattı. Rumların geride kalan malları, mülkleri, altınları ve diğer değerli eşyaları il fırsatta yağmalandı. bulunamayan altınların bir kısmı defineciler tarafından alınırken çoğunun hala yerinde yeni sahibini bekledş,iğini söyleyebiliriz.

Rumların para saklama yöntemleri ermenilerden biraz farklıdır, özellikle karadeniz rumları parayı gömdükten sonra üzerine mutlaka meşe ağacı dikerdi. Bu rumların en yaygın para saklama şeklidir. rum evi bahçesinde yaşlı meşe varsa altına bakmalısınız, genelde 2 yada 3 meşe olur siz en yaşlı olanın altına bakacaksınız, bu para ağaç kesilip kök sökülmeden alınmaz. bunun için mülki amirliğinden izin almanız gereklidir.

Rum parasını almak ermenilerden daha zordur, diğer rum para saklama yöntemi evin temelidir, evin temel taşları arasında yassı ve işlenmiş olanı varsa bunun altına bakılmalıdır. rumlar paralarını sanki bir daha almayacaklarmış gibi sağlamca saklar, 50 sene sonra torunum alsın dercesine kendisinin bile ijhtiyaç duyduğunda alamayacağı şekilde saklar.

Örnek olarak ermeni kuyu paralarını alması çok kolaydır, kuyu içindeki yapı taşlarından kesme olanı tıpkı çekmece gibi çeker elini dirseğine kadar sokup parayı alırsın. Rumlarda durum böyle değildir. rum kuyuya para saklamışsa üste yakın yere saklamaz, kuyunun alt yapı tağlarından birine saklar o taşı çıkarmaya çalıştığında kuyu içine çöker. neredeyse bütün yükü çeken taş seçilir onun arkasına saklanır. koyarken bile bu adam bunu nasıl koymuş diye merak edersin, bizim tahminimiz bu paralar kuyu inşası sırasında koyulan paralar, kuyunun bütün yükünü çekecek taş yerleştirilmeden önce paranın saklandığını düşünüyoruz. Daha sonra üst taşlar yerleştirilerek kuyunun yapımı tamalanır.

Ermeni Evlerindeki Para Yerleri

Ermeni ve rum evlerinde şömine çok önemlidir şömineye bakın, çömine önündeki yatay taşada bakın, bazı evlerde tandır vardır, salondadır, tandırın içine bakın, içerideki taşlar arasında çekmece olan vardır yada horasan sıva vardır onlara bakın para onların arkasında olur.

Ermeni evlerinde misafir odalarına bakın, Örneğin, bazı Hıristiyan evlerinde dini veya alt-kültürlerine ait, haç veya çift-başlı kartal gibi, dekoratif figürler vardır.

Mesela Müslüman evlerinde selamlık, evin erkek üyelerine veya erkek misafirlerine tahsis edilmiş bölmesidir. Haremlik ise bunun bayanlar için ayrılmış eşdeğeridir. Ev odalarının bu şekilde ayrılmasının gerisinde yatan fikir
‘mahremiyet içinde yaşamaktır’. Hıristiyan evlerinde bu ayrım aile üyelerinin kullandıkları odalar değil sadece misafir odaları için vardı.

Ayrıca, Müslüman evlerinde Hıristiyan evlerinde olmayan, abdest ve banyo amaçlı kullanılan, sofa dahilindeki seki altında, ‘çağ taşı’ isimli bir bölüm bulunmaktadır. Bazı Ermeni evlerinde seki altı bulunduğu doğrudur ama dini amaçlı kullanılan bir yer değildir. Eğer ermeni evinde seki taşı varsa altına mutlaka bakın.

Birde ermeni evlerinde olan ama Müslüman evlerinde bulunmayan bir bölme vardır: bu bölme şarap mahsenidir. Çünkü dini nedenlerden dolayı gayrı-Müslimler evlerinde şarap tüketip üretebiliyorlardı. işte paranın olma ihtimali en yüksek yer burasıdır.

evin girş kapısına iyi bakın, üste bakın, üst tarafta niş yada balkon olmalıdır, kapının tam girişi letonlu yani kemerliyse ayağınızın altındaki merdiven yada eşik dediğimiz taşa bakın. giriş düz letonlu yani dikdörtgen kesme taş varsa orada birde atkı taşı olur bu taşın arkasına bakın orada iyi para vardır.

eğer cepheden içe bükülen giriş varsa bu mimari yapının 2 penceresi vardır, bu pencerelerden dışarı bakarsan parayı görürsün.

Giriş cepheden dışarı doğru taşar şekilde yapılmışsa bu direk zengin evidir hemde çok zengin. buna konak derlerdi, bu evin avlusuna iyi bakın, köşk denilen alan olacak, yazın oturulan yerdir burada asma yada büyük ağaç olacak genelde gölge yerdir. yemek falan burada yenir, İşte buraya bakın ev sahibi avluda paranın üzerinde oturur vaziyettedir.

evmeni evi yapımında kullanılan malzemelere çok dikkat edin, hem malzemeye hemde metal aksamlara. ev eğer yontulmuş mermer taşla yapılmışsa bu mermerleri inceleyin, hepsi aynı mermemr değildir farklı mermer ocağından getirilmiş mermer yapı taşı varsa bunun arkasına bakın para oradadır.

Ermeni evinde kitabe varsa burada mutlaka para vardır, kitabe genelde kapı girişinde biyerde olur yada ön cephededir. Bu kitabelerde haç, Dikdörtgen oyma, kare oyma, oval, üç dilimli (yonca şeklinde), yarım daire ve yuvarlak gibi dir boyları birbirinden farklı olabilir, pencerelerde yada girişlerde olur, özellikle üst kısımlardadır. eğer penceredeyse üste bakın üstte söve vardır yada sövenin üst tarafına bakın oralara biyere bakın bir miktar para vardır.

Ermeni evine giderken sokaktan avlu sınırına avlu sınırında girişe giden yolu iyi takip edin. avlu sınırına girdiğinizde paranın ya yanından geçersin yada üstüne basar geçersin.

Ermeni evlerinin pilanlarına iyi bakın,, genelde sofa-tokana ve harem üçlüsü şeklinde pilanlanır, yani hol salon gibi büyük oda yada hol, tokanada mutfak ve yatak odası. bu evler avlu veya kapalı bir hol etrafında şekillenmiştir. bunlara Dışa kapalı içe dönük sofa merkezli evler denir. eve girdiğinde hol vardır hole girersin. duvara yakın yerlerde oturma sedirleri, yada süs eşyalarının koyulduğu taş masa vardır bunun altına bak altta zemin taşında farklı mermer taş olacak kaldır para altındadır. yerleştirilerek üzerine ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceleri olan, yüksek mobilya.

ermeni mezarlığı.jpg


Mezarlar ve mezar taşları üzerine oyulmuş haçlar Ermeni ortaçağ mimarisinin eşsiz anıtlarıdır. Haçlarla beraber ermeni çiçekleride Sanatsal açıdan diğer medeniyetlerden oldukça farklıdır, özellikle ermeni çiçekleri papatya yaprağı gibi 6 dilimden oluşur, aslında buda bir haçtır yani 4 kollu haça 2 kol daha eklenerek 6 dilim şeklinde tasarlanıp bunuda çiçek sembolüne benzetilmiştir.
 

R00T

ProfessionaL
Administrator
Mesajlar
2,248
Beğeniler
3,281
Puanları
118
#2
Bu bilgiler çok gerekliydi nihayet paylaşıldı.Emeğine sağlık ustam.
 

Kaan5557

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Mesajlar
94
Beğeniler
270
Puanları
58
#5
Menderesin yazdiği saklama yerlerini harfiyen noksansiz uygulayacam...artik kaçmaz diye düsünüyorum Root kardeşim..
Yalniz ermeni rum evi yok...bu sorunuda çözdukmü tamamdir...:)
 

R00T

ProfessionaL
Administrator
Mesajlar
2,248
Beğeniler
3,281
Puanları
118
#6
Kaan abi vardır biryerlerde kalan belki.Yoksa mahsenleri kalmıştır belki.Ya denk gelen olur burdan istifade eder. Bize anadolu yeter :D
 

infilaQ

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Mesajlar
233
Beğeniler
423
Puanları
68
#7
Rum yerleşimi yeni adresim :) kolay olmayacak gibi görünüyor. taşınınca görselleri eklerim inşaallah rum evi yıkık taş evler kiliseler gibi
,
 

infilaQ

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Mesajlar
233
Beğeniler
423
Puanları
68
#9
Allah razı olsun
Yol yordam usûl ustalardan öğrenecez ekmeğin peşinde ege ye gidiyoruz.ramazanda hepinizden sonra iftar edecem :)
 

R00T

ProfessionaL
Administrator
Mesajlar
2,248
Beğeniler
3,281
Puanları
118
#10
Allah nasibini kısmetini bol bereketli etsin inşaAllah.Rabbim zatından gayrısına muhtaç eylemesin inşaAllah.
 

nik

Member
Kayıtlı Kullanıcı
Mesajlar
33
Beğeniler
92
Puanları
23
#15
Osmanlı toplumuna uyum sağlamış, uzun yıllar boyunca rahat ve güvenli bir yaşam sürdüren Ermenilere, Osmanlı yönetimine olan bağlılıklarından dolayı ‘Millet-i Sadıka’ denmiştir.

Ancak batı devletlerinin ve Rusya’nın siyasi emelleri, Fransız İhtilali’nin etkileri, Ermeni Kilisesi’nin kışkırtmaları, misyonerlerin özellikle Amerikan misyonerlerinin Ermeniler üzerindeki faaliyetleri gibi nedenler, Ermenilerin zihinlerinde bağımsızlık fikirleri oluşturmuştur. Ermeniler, bu fikirleri hayata geçirebilmek için hem Osmanlı sınırları içinde hem de dışarıda ihtilal komiteleri ve cemiyetleri kurarak, etkinliklerde bulunmuşlardır. Kendilerine, İtilaf Devletleri tarafından bağımsızlık vaadinin verilmesiyle; Anadolu’nun çeşitli yerlerinde isyanlar çıkaran, casusluk faaliyetlerinde bulunan, Osmanlı ordusunun ikmal yollarını kesip, askerlere yardım götürülmesini engelleyen, Ermeniler, bu gibi davranışlarla da yetinmeyip I. Dünya Savaşı sırasında Rus ve Fransız ordularında, Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmışlardır. I. Dünya Savaşı’nın başlarında, Ermeni temsilcileri, yukarıda belirtilen davranışlardan vazgeçmeleri için Osmanlı yöneticileri tarafından defalarca uyarılmıştır. Bu uyarıların işe yaramaması üzerine Ermenilerin bir kısmı, 27 Mayıs 1915 tarihinde çıkarılan geçici ‘Sevk ve İskân Kanunu’yla, bulundukları yerlerden, ülkenin Halep, Şam, Zor, Musul gibi yerlerine sevk edilmiş ve onların oralarda iskân edilmeleri sağlanmıştır.

Bu zorunlu göç sırasında ermenilerin çoğu değerli eşyalarını yolda karşılaşılabilecek tehlikeler nedeniyle yanlarına almayıp evleri, arazileri, bağ bahçelerinin uygun yerlerine saklamış daha sonra geldiğinde yeri kaybolmayacak şekilde işaretlemiştir. . Bunların bir çoğu gelemediği için sakladığı paralar hala yerinde durmaktadır.

Ermenilerde çok farklı saklama çeşidi vardır, göçe tabi tutulduğu dönemde acil yapılan gömüler çok derin olmayıp ortalama 30 cm ile 1 metre civarlarındadır. Bunların kayalara oyulmuş oyma kabartma şeklinde define işareti bulunmamaktadır. Genelde yaşlı ağaçlar, bahçelerinin köşeleri, kuyular, ahirlar, kiler gibi bölgeleri saklama yerleri olarak seçmişlerdir.

Tehcire tabi tutulmadan önceki varlıklı ermeniler paralarını evlerin içindeki ocaklar, kapı eşiği, baca duvarı, evin avlusundaki kuyu içi ve dış yanları, avludaki 3 yaşlı ağaçtan en yaşlı olanının yanına, bu ağaçlar çoğunlukla dut ağacı olur. bazen farklı olur. kilerdeki yapı taşlarında farklı olan vardır sökülüp takılabilen taş türüdür, yine zemin taşında kaldırılıp tekrar koyulan taşlar para saklama yerleridir.

Ermeniler eşkiya baskınlarına karşı bu saklama metotlarına gerek duymuştur, para en çok avludaki kuyu çevresinde yada içindeki her hangi bir yapı taşının arkasındadır. Yada oturma odasına oturduğunda pencereden baktığı zaman direk parayı göreceği yer seçilirdi. Bu en yaygın olanıdır, sizde bir ermeni evi bulursanız pencereden dışarı bakın gördüğünüz yerleri araştırın. Hiç bir ermeni pencereden göremeyeceği yere para saklamamıştır.

Rumlar Mübadele İle Yer değiştirildi

Mübadele "zorunlu yer değiştirtme"dir. Mübadele, 1923'de yılında Lozan Antlaşması'na ek protokol uyarınca Türkiye'deki Rumların Yunanistan'a, Yunanistan'daki Türklerin Türkiye'ye zorunlu göçü sürecine verilen addır. bu durum ermenilerden farklıdır, Ermeniler zorunlu göçe "Tehcir" tabi tutulmuştur. Mübadele ve Tehcir farklı şeylerdir.

Mübadele, görünürde karşılıklı bir anlaşmayla yapıldı her şeyin yolunda gideceği düşünülüyordu, Fakat anlaşanlar, masa başında karar verip kağıtlara imza atmasıyla her şeyin kolayca olacağını sanmışlardı. Oysaki yerinden yurdundan edilecek milyonlarca insana kimse bir şey sormamıştı. Diplomasiye göre, "barışçıl" bir yer değiştirmeydi bu; ama gerçek öyle olmadı. Mübadele, iki halk açısından da acılı bir süreç oldu.

Ülkemizde Yığınla Tehcir ve Mübadele Zenginleri Var

Halkların acıları, ölümleri, kimilerine zenginlik olarak dönüş yaptı. Mübadele de, aynı tehcir gibi, yeni zenginler yarattı. Rumların geride kalan malları, mülkleri, altınları ve diğer değerli eşyaları il fırsatta yağmalandı. bulunamayan altınların bir kısmı defineciler tarafından alınırken çoğunun hala yerinde yeni sahibini bekledş,iğini söyleyebiliriz.

Rumların para saklama yöntemleri ermenilerden biraz farklıdır, özellikle karadeniz rumları parayı gömdükten sonra üzerine mutlaka meşe ağacı dikerdi. Bu rumların en yaygın para saklama şeklidir. rum evi bahçesinde yaşlı meşe varsa altına bakmalısınız, genelde 2 yada 3 meşe olur siz en yaşlı olanın altına bakacaksınız, bu para ağaç kesilip kök sökülmeden alınmaz. bunun için mülki amirliğinden izin almanız gereklidir.

Rum parasını almak ermenilerden daha zordur, diğer rum para saklama yöntemi evin temelidir, evin temel taşları arasında yassı ve işlenmiş olanı varsa bunun altına bakılmalıdır. rumlar paralarını sanki bir daha almayacaklarmış gibi sağlamca saklar, 50 sene sonra torunum alsın dercesine kendisinin bile ijhtiyaç duyduğunda alamayacağı şekilde saklar.

Örnek olarak ermeni kuyu paralarını alması çok kolaydır, kuyu içindeki yapı taşlarından kesme olanı tıpkı çekmece gibi çeker elini dirseğine kadar sokup parayı alırsın. Rumlarda durum böyle değildir. rum kuyuya para saklamışsa üste yakın yere saklamaz, kuyunun alt yapı tağlarından birine saklar o taşı çıkarmaya çalıştığında kuyu içine çöker. neredeyse bütün yükü çeken taş seçilir onun arkasına saklanır. koyarken bile bu adam bunu nasıl koymuş diye merak edersin, bizim tahminimiz bu paralar kuyu inşası sırasında koyulan paralar, kuyunun bütün yükünü çekecek taş yerleştirilmeden önce paranın saklandığını düşünüyoruz. Daha sonra üst taşlar yerleştirilerek kuyunun yapımı tamalanır.

Ermeni Evlerindeki Para Yerleri

Ermeni ve rum evlerinde şömine çok önemlidir şömineye bakın, çömine önündeki yatay taşada bakın, bazı evlerde tandır vardır, salondadır, tandırın içine bakın, içerideki taşlar arasında çekmece olan vardır yada horasan sıva vardır onlara bakın para onların arkasında olur.

Ermeni evlerinde misafir odalarına bakın, Örneğin, bazı Hıristiyan evlerinde dini veya alt-kültürlerine ait, haç veya çift-başlı kartal gibi, dekoratif figürler vardır.

Mesela Müslüman evlerinde selamlık, evin erkek üyelerine veya erkek misafirlerine tahsis edilmiş bölmesidir. Haremlik ise bunun bayanlar için ayrılmış eşdeğeridir. Ev odalarının bu şekilde ayrılmasının gerisinde yatan fikir
‘mahremiyet içinde yaşamaktır’. Hıristiyan evlerinde bu ayrım aile üyelerinin kullandıkları odalar değil sadece misafir odaları için vardı.

Ayrıca, Müslüman evlerinde Hıristiyan evlerinde olmayan, abdest ve banyo amaçlı kullanılan, sofa dahilindeki seki altında, ‘çağ taşı’ isimli bir bölüm bulunmaktadır. Bazı Ermeni evlerinde seki altı bulunduğu doğrudur ama dini amaçlı kullanılan bir yer değildir. Eğer ermeni evinde seki taşı varsa altına mutlaka bakın.

Birde ermeni evlerinde olan ama Müslüman evlerinde bulunmayan bir bölme vardır: bu bölme şarap mahsenidir. Çünkü dini nedenlerden dolayı gayrı-Müslimler evlerinde şarap tüketip üretebiliyorlardı. işte paranın olma ihtimali en yüksek yer burasıdır.

evin girş kapısına iyi bakın, üste bakın, üst tarafta niş yada balkon olmalıdır, kapının tam girişi letonlu yani kemerliyse ayağınızın altındaki merdiven yada eşik dediğimiz taşa bakın. giriş düz letonlu yani dikdörtgen kesme taş varsa orada birde atkı taşı olur bu taşın arkasına bakın orada iyi para vardır.

eğer cepheden içe bükülen giriş varsa bu mimari yapının 2 penceresi vardır, bu pencerelerden dışarı bakarsan parayı görürsün.

Giriş cepheden dışarı doğru taşar şekilde yapılmışsa bu direk zengin evidir hemde çok zengin. buna konak derlerdi, bu evin avlusuna iyi bakın, köşk denilen alan olacak, yazın oturulan yerdir burada asma yada büyük ağaç olacak genelde gölge yerdir. yemek falan burada yenir, İşte buraya bakın ev sahibi avluda paranın üzerinde oturur vaziyettedir.

evmeni evi yapımında kullanılan malzemelere çok dikkat edin, hem malzemeye hemde metal aksamlara. ev eğer yontulmuş mermer taşla yapılmışsa bu mermerleri inceleyin, hepsi aynı mermemr değildir farklı mermer ocağından getirilmiş mermer yapı taşı varsa bunun arkasına bakın para oradadır.

Ermeni evinde kitabe varsa burada mutlaka para vardır, kitabe genelde kapı girişinde biyerde olur yada ön cephededir. Bu kitabelerde haç, Dikdörtgen oyma, kare oyma, oval, üç dilimli (yonca şeklinde), yarım daire ve yuvarlak gibi dir boyları birbirinden farklı olabilir, pencerelerde yada girişlerde olur, özellikle üst kısımlardadır. eğer penceredeyse üste bakın üstte söve vardır yada sövenin üst tarafına bakın oralara biyere bakın bir miktar para vardır.

Ermeni evine giderken sokaktan avlu sınırına avlu sınırında girişe giden yolu iyi takip edin. avlu sınırına girdiğinizde paranın ya yanından geçersin yada üstüne basar geçersin.

Ermeni evlerinin pilanlarına iyi bakın,, genelde sofa-tokana ve harem üçlüsü şeklinde pilanlanır, yani hol salon gibi büyük oda yada hol, tokanada mutfak ve yatak odası. bu evler avlu veya kapalı bir hol etrafında şekillenmiştir. bunlara Dışa kapalı içe dönük sofa merkezli evler denir. eve girdiğinde hol vardır hole girersin. duvara yakın yerlerde oturma sedirleri, yada süs eşyalarının koyulduğu taş masa vardır bunun altına bak altta zemin taşında farklı mermer taş olacak kaldır para altındadır. yerleştirilerek üzerine ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceleri olan, yüksek mobilya.

Ekli dosyayı görüntüle 585

Mezarlar ve mezar taşları üzerine oyulmuş haçlar Ermeni ortaçağ mimarisinin eşsiz anıtlarıdır. Haçlarla beraber ermeni çiçekleride Sanatsal açıdan diğer medeniyetlerden oldukça farklıdır, özellikle ermeni çiçekleri papatya yaprağı gibi 6 dilimden oluşur, aslında buda bir haçtır yani 4 kollu haça 2 kol daha eklenerek 6 dilim şeklinde tasarlanıp bunuda çiçek sembolüne benzetilmiştir.
Elinize sağlık üstad
 
Üst Alt