Kazı Esnasında Cin Hareketleri !

S:W:A:T

Yeni Üye
Kayıtlı Kullanıcı
Mesajlar
21
Beğeniler
12
Puanları
6
#1
Arkadaşlar Merhaba ,

Bugün siz değerli üyelerimizle paylaşmak istediğim konu Kazı esnasında cin hareketleri...

Bu yazacaklarım daha önceki paylaştığım konular gibi özel bir kitaptan Alıntıdır. Tamamen kendi el yazım ile yazılmıştır.


KAZI ESNASINDA CİN HAREKETLERİ



Kazı işlemine hiç başlamadan önce , cinci , medyum ve hipnotizma gibi yollarla birlikte teknik çalışmalarını tamamlayan defineci , kazıya başlarken de bir kısım tedbirler alacaktır.

Kazı öncesi yapılan manevi çalışmalar definenin kazı yerine ilişkin olabilir , definenin varlığını doğrulamak için olabilir , büyü varsa bozmaya yönelik olabilir. Kazı esnasındaki manevi çalışma ise cinlerden yardım almaya yönelik olabileceği gibi , onların muhtemel zararlarından korunmak için de olabilir. Defineci bu konularda gerekli çalışmalarını bitirdi ise ; neticesinde kazıya karar verir ve bu çerçevede hem teknik ve hem manevi tedbirlerini hazırlar.


Bizim bu kitabımızın her bölümünde sıkça üzerinde durduğumuz husus , kaçak kazı yapmak yerine , resmi makamların nezaretinde yapılacak çalışmanın yararlı olacağı istikametindedir. Bunun sağlayacağı faydalar ciddi biçimde önem arzeder. Resmi çerçevede yapılacak bir kazı genelde gündüz saatlerinde olacağı için manevi güçlerden gelebilecek zararlar da en aza indirgenmiş olacaktır. Defineci uygun , gerekli olan çalışa malzemelerini , ekibini , donanımlarını hazır ettiği için , fizik ötesi güçlerden çalışma esnasında zarar gelmemesi için manevi tedbirler almak durumunda kalmaktadır. Biz gerek yaptığımız araştırmalarda ve gerek şahit olduğumuz bir çok kazı çalışmasında kazıcıların tedbirler aldığına , duyduklarımızla yada gördüklerimizle tanık olduk.

Karşılaştığımız ve görüşmelerde bulunduğumuz pek çok defineci , % 80-90 bu işin ihmale gelmez bir çalışma olduğunu belirtiyorlar. Genel adıyla da bu işi '' Çevirme '' olarak isimlendiriyorlar. Bu konu definecilik alanında gerçekten çok büyük önem arz ettiği için burada yeterli oranda incelemek istiyoruz.


Çevirme , cinler tarafından bağlı olduğu düşünülen ya da üzerine tılsım yapılmış olabileceğine inanılan bir definenin yerinden kaymaması , çalışma esnasında onlar tarafından bir taarruza uğranılmaması için , kazı yapan kişinin dua ve bazı işlemlerle define alanının etrafını çizerek kapatmasıdır.

Bu tamamen kişinin ya da kişilerin kendilerine at bir inanıştır. Ama bu işte çok denemeler yapmış kişiler , kesinlikle bu işlemi ihmal etmeden , bilfiil yerine getirmektedirler. Faydalı olacağını düşündüğümüz için bir tecrübemizi bilgi edinilmesi açısından burada anlatalım ; Biz yaptığımız resmi statüdeki kazılarımız esnasında bu işlemleri inancımız gereği uyguladık. Kazı öncesinde kepçenin de içinde çalışacağı alanı tamamen çevirme işlemine tabi tuttuk. Müze müdürlüğü , Milli Emlak müdürlüğü ve Jandarma il Komutanlığı yetkilisi bütün memur arkadaşlar:

-'' Bizim o işle resmi açıdan bir ilgimiz yoktur. Görev alanımız farklıdır. Bizim görevimizi etkilemeyecek olan her işinizi yapabilirsiniz , serbestsiniz'' diyerek , çalışmamızda bize olabildiğince bütün kolaylığı sağladılar. Hatta şunu da ilave edelim ki zaman zaman çevirme alanımızın içine girmeleri gerektiğinde bizim kendilerinden rica ettiğimizi manevi kurallara da titizlikle uyarak bize yardımcı oldular. Bunun için yeri gelmişken , bu vesileyle birlikte çalıştığımız ve bizim çalışmalarımıza Devlet adına nezaret eden görevlilere teşekkürlerimizi sunmayı bir borç biliyoruz.

Çevirme Nedir ? : Defineciler , inançları ve duyup yaşadıklarının gereği olarak , define çıkması muhtemel alanın alanın etrafını bir çizgi ile çizerek çevirme işlemi yaparlar.

Buna temel olan esas inanç ise , definelerin bekçisinin olduğu ve bağlı bulunduğudur. Bu bekçi tabiri direkt olarak '' Cin Taifesi '' ni ifade etmektedir. Bekçi tabiri yerine bazı yörelerde '' Efe , Efendi , Sahip '' vb. gibi tanımlamalar da yapılmaktadır. Anadolu , her yeriyle bir kültür mozaiği olduğu gibi , bu alanda da her mozaikte farklı bir renk ve desen bulunmaktadır. Biz bunun şu veya bu adla isimlendirilmesinden çok , bunların fonksiyonları ve bunlardan korunmanın yollarını uygulanmakta olan şekilleriyle anlatmaya çalışacağız.


Çevirme nasıl yapılır ? : Çevirme işlemi , Cin alemiyle temas kurabilen , ya da alanda bilen kişilerden bilgi alarak , define bulunan veya bulunması muhtemel noktanın etrafının Sayfanın en altında gördüğünüz dairesel fotoğrafın de görüldüğü gibi yuvarlak bir daire alanının içine alınmasıdır.

Çemberde genişlik önemlidir. Bu da çalışan insan sayısı ile çalışılacak aletlerin ve kazı yapılacak yerin genişlik alanı esas alınarak belirlenecektir. Kazma-Kürek ile 3-4 kişilik bir gruba yaptırılacak bir çalışma için arazi müsaitse genelde 3-5 m. yarıçaplı bir çemberin normal olacağı ifade edilmektedir. Şayet kalabalık gruplarla veya kepçe ile çalışma yapılacaksa , o zaman böyle bir çemberin yarıçapı 25-30 metreye kadar çıkabilir.




En aşağıda Şekilde görüldüğü üzere , Güney/Kıble istikametinde ve kazı alanına takribi 5-6 m uzaklıkta (A) noktasından çevirme yapılacağını varsayalım. Çevirme çizgisinin geçeceği yer belirlendikten sonra , ilk olarak bir çapa ya da kürekle temizlik ve çizgi geçecek yerin belirlenmesi yapılır. Çevirici (A) noktasından bu izi sağ tarafına alarak daire içinden işleme başlar. (A) noktasına sapladığı tercihen siyah kemik saplı bıçağı ya da temiz bir nar veya gül çubuğunu bir daha kesinlikle yerden temasını kesmeden , 7 Ayetü'l kürsi okuyarak (B) noktasına kadar getirir. (B) noktasına geldiğinde bıçağı buraya saplar. Buraya kadar Ayetü'l- kürsi 7 defa okunmuş ve bitmiş olmalıdır. Bıçağı sapladığı (B) noktası ile karşıdaki başlangıç yaptığı (A) noktası , çalışanlar için giriş ve çıkışı temin edecek kapı konumundadır.

(B) noktasında bıçağı sapladıktan sonra onu yerden çıkarmadan Ayetü'l-kürsi ' yi bir kez daha okur ve hemen ardından içeride bulunan Ulvi ve Sufli manevileri dışarıya çıkmak üzere davet eder. Ardından ''Bismillahi Allah-ü Ekber '' diyerek yine bıçağı yerden kesmeden (B) ve (A) kapısını bağlar , bıçağını (A) kapısına batırır ve orada bırakır. Bu davette normal hallerde ulvi olanlar görevli değillerse bırakır giderler. Esas sorun ise eğer varsa sufli olanlarla çıkacaktır.

O taktirde , önceden usulünce hazırlanmış tütsülerle birlikte yakma ve su materyalleri kullanılır. Manevilerin muhtemel taarruzlarından korunmak için ise şu ayetler dua makamında okunur : Sad Suresi:41 - Mü'minun:97/98 - Saffat:7. Bu işi yapanların bir kısmı , bu noktada yine usulünce yazılmış (5) adet köy yumurtasını daire içinde kırarlar . Bu ise manevilerin en çok korktukları ve kaçtıkları adeta bir bombadır.

İşlemler bu noktaya geldiğinde çevirme yapanı son bir görev daha beklemektedir. Yerlerinden alınıp dışarıya çıkarılan manevilerin uzak çevrede bulunan bir noktaya gönderilmesi gerekir. Bundan amaç , onların çalışmaları izlememesi ve çember alanına yakın dış mahalde bulunanlara zarar vermemeleridir. Bunun için çıplak gözün göremediği ama örneğin orta/uzak bir bölgedeki mezarlığa gitmeleri , orada ölülerimize okumaları , ibadet ya da sükünet içinde bulunmaları istenir. Bu arada içeride veya dışarıda üç Yasin okunur. Bunların biri semaya , biri yeryüzüne , diğer, de kazı alanı üzerindedir.

Artık çevirme işlemi bitmiştir. Daire içinde kesinlikle dünya kelamı konuşulmaz. Ancak konuşma ihtiyacı hasıl olursa veya bir ihtiyaç için dışarıya çıkmak gerekirse o zaman da açık bırakılan kapıdan '' Allah adıyla '' girilir ve çıkılır.
 

Ekli dosyalar

Üst Alt