Woyvoda Volcan

R00T

ProfessionaL
Süper Moderatör
Mesajlar
1,689
Beğeniler
2,375
Puanları
118
#1
Woyvoda Volcan
1828
Korkunc adam bu Volcan , once arnavutlara diger altinlarin yanina son kervandan caldigimiz degerli
esyalari tasitti ardindan da deligi kapattirdi ..
Zavallilari da ayni korkunc akibet bekliyordu ........ is biter bitmez onlarin bogazlarini kesti

Buyuk magaranin sol tarafina gomdurmustu Volcan ardindan havalandirma deligini patlatmisti
dusen kaya parcalari mallari her iki yonden kapadi ..
( bakalim simdi hangi kurnaz bu tarz gomuyu bulabilecek ? en akillisi bile hayal edemiyecek !! sen magara girisinin uzerinde bulunan isareti yazmadan yaz ve tam karsiya ollugun yanindaki kus deliginin icine ,, insan yolladigim zaman bulabilsin .. yillar cok zor ve tehlikeli , bir de deri harita hazirla ve de ollugun yanindaki delige yerlestir ki gelen adamim kolayca bulabilsin ) ..... dedi Volcan
Burada sadece ucumuz kalmistik ben ( papa martin ) Volcan ve Fatme ,, eminim ki cok yakinda Fatme de kafasini yiyecek ... Tanri dagin tepesinde gozlerini kirmizi bir mendille kapattiktan sonra gunese karsi yarim saat oylece beklettikten sonra donup yurumesini soyledi ellerinin dayandigi kayaya parmaklarinin arasina ( isaret ) bir kelime yazdi bu temel isaretimiz .. ( papa olculeri buradan al , kantara ve parlak kayanin yuzeyine bati kismina Fatmenin yasini 16 ve karislarini yaz !!! )

Korkunc adam Volcan .. Bulgaristanin ozgurlugunu istiyordu devamli .....
Bunun icin bir cok altin karsilsiginda , Ruslardan silah ve savas malzemeleri talep etmisti boylece ismi asirlardir hafizalardan silinmeyecekti ve herkez onu hatirlayacakti ...
Ne var ki Rus Krali ona inanmamisti Volcanin bu kadar cok altinlari olacagina inanmamisti ve de bu talebini reddetmisti..
Oysa cok altina ve degerli esyalara sahipti Volcan .... Bir cok tufek , top buyuk ordularin masraflarini ve ihtiyaclarini karsilaycak kadar cok .. Korkunc adam Volcan ,, kendisi bunlari kitaba not aldigimi bilmiyordu
ne var ki ben herseyin kayita gecmesini istiyorum ozellikle bu kisiye ait olanlari .. icimden bir ses bu benim yazilarimin son yazilar oldugunu soyluyor sanirsam beni de her an oldurebilir ....

Yaklasik yirmi yil once Volcan Istanbuldan Selanige kayikla gecmisti , orada yunanli dede Stavro ile dost olmuslardi .. Yunanli Volcana bir dagin patekasini sormustu ve de tarifini cok detayli soylemisti Volcan .
O anda yunanli Perslere ait bir kitabin sakli bulundugunu ve bu kitabin iceriginin magara icinde bir odada buyuk bir hazine yatagini belrttigini soyledi .. ayrica bi baska kitapta bu magara giris cikislarinin detaylari oldugunu
Volcan bu adamin buyuk ve bilgin biri oldugunu soyledi ..

Ve buraya Eylul ayinda gelmistik .... binbir guclukle hazine dolu odaya girdigimizde 193 kulce altin her biri 15 okka cekiyordu Tanri adina !!!! bunlari ben saydim ve agirliklarini bir bir tarttim ve de bunlari kapinin sol tarafindaki kaya dolabin icine yerlestirdim ...
Bir ara odanin icinde Stavro dede ile Volcan arasinda tartisma cikti ,, Stavro dede bu altinlarin Yunanistana verilmesi yandasiydi gayesi de Suat pasanin mal varligini satin almalari idi ..
Volcan hazinenin bu ugurda harcanmasini kabul etmedi cunki Volcanin hayali baskaydi Bulgaristanin ozgurlugu ... Yillardir bu hayal ile yasiyordu ..... Olan olmustu Volcan Stavro dedeyi burada oldurdu ve mezarda kafasinin yanina iki karis buyuklugunde altin bir istavroz ayrica bir de kulce altindan kestigi bir plaket birakti .
Mezari buyuk bir catalli kayin agacinin altinda , burada romalilara ait olan magaralarda darphane...

Volcan , kisa zamanda en zeki ve tecrubeli adamlarin bir araya gelmesini emretmisti .. boylece bir cok ciftliklere baskin ve kotuleri oldurme ani gelmisti yine .. Bu arada cok guvendigi bilgin Nikola yi ( yurt disindan ve satin alinmis giysiler giyen bir sahisti bu ) cagirtti .. Bu kisiyi Volcan , Rus Kral Nikolau yu ziyarete gondermisti ..
Kisi ziyaretten dondugu zaman , Kral tarafindan altinlari gormek icin bir adamin gonderilecegini soylemisti..

3 yil gecmisti ... Volcanin cok bekledigi kisi gelmemisti ...Buyuk Ruse bolgesinde tam 3 yil gecmisti bu muhitte bulusacaktik ama gelen giden olmadi ve de Volcan cok sinirlenmisti ...... sinirlendigi anlar hic dusunmeden palasiyla bir vurusta kafayi govdeden ayirirdi .. bunu cete uyelerimizden bir cok kisiye yapti , topragi hafif olsun..

Su anda sadece ben ( papa martin ) ve Fatme kalmistik ...
Bazen bir grup arnavutu getirir ve bu kisilere gomu yerlerini degistirmeleri icin emir verirdi gomuyu guzelce
kapattirirdi ardindan bunlara birer fes lira altin verir ( bahsis olarak ) .. ne var ki keci patekasinda bunlarin da bogazlarini kesip kafalarini koparirdi .. nedeni basitti ( oluler konusamazdi ) ..

Fatme cok guzel , vezir gibi kurnaz ve de balik etinde bir teni var .. Volcanin ikinci karisiydi ben evlendirmistim istavrozlu kayin agacinin altinda ..Volcan ender dogan birisi , uzun boylu , cok sevik , cok kuvvetli , bir kedi kadar sessiz aniden gece ona seslensen hemen silahiyla ates eder ve ya kamasini atar ki bir agac dalini bilekmis gibi keser saclari kap kara .. Fatme onunla sakalasmayi cok sever fakat Volcan cok sogukkanli dobra ve ani kararlar alan biri .. Sinirlendigi anlar cilgina doner surati bembeyaz olur ve sol eli titremege baslar
ilk karisini koyun Beyi kacirmisti ve onu Ordin Sarayi ndaki hareme kapatmisti , o siralar Volcan sinirden saclarini kokunden yolmustu ,nitekim bu Beyin ciftligini ben yakmistim Volcan 10 yasindaki kizini kacirmisti daglara .. Volcan kucuk kizin kafasini kesmek istemisti o sirada hic beklemedigim bir olay olmustu , pisman olmustu ..
Magara icinde bir odalik yere deriler dosemisti kucuk kizin rahat etmesi icin .. onu avladigimiz kucuk ceylan etleriyle besliyordu ve de kucuk kiz her gecen yil daha da buyuyor genc kiz oluyordu ..Volcanin pesini birakmiyordu , 4 yil sonra onlari evlendirdim .. Fatme bir Turk kizi olsa bile simdiye kadar gordugum kizlarin en guzeliydi , yuzu nur saciyordu ve gozleri yemyesildi .. Volcan ona ata binmesini silahla ates etmesini ogretmisti ve kisa zamanda eskiyalardan iki kisiyi oldurmustu kendisine satastiklari icin..

Simdi yalniziz , Volcan Fatme ve ben .. Fatme daha cok genc onun kismeti acik .. Daglar da cok gizem var .
Volcan ile Fatme mavi gole ala balik tutmaya gitmislerdi ben de yazilarima devam ediyordum .. Simdilik yapilacak yoktu ...ne var ki acele etmem gerek yakinda buralardan gidecegiz ..Kartallar minare tepelerinde ucusuyordu ve de gozu donmus bir ayi atlarin birini parcalamisti , gokyuzu cok guzeldi ..


.........ve.............koylerin arasinda , bir duzlukteki magara onunde 72 katir duruyordu ve hayvanlarin eyerleri magaranin ic on kismina diziliyordu...iceri girdiginde sol kisimda yanan atesin biraktigi kara izi goreceksin..burasini derin kaz...bir kucuk giris bulacaksin dizlerinin uzerinde 15 adim mekleyeceksin...ve de onune genis bir alan acilacak...burada ayaga kalkiyoruz..( dikkat ) ilk adimda olumcul tuzak var ....seni ucuruma atmayi bekleyen yassi bir kaya var...kayayi iyi incele kanala benziyen oyuk var buradan zor gececeksin...( kayayi iyice tut ve de elinde kupa tutan kiz isaretinin arkasina dogru it ) iki elini de sikica tut sag kolunu kuvvetli cek..sol elini birak,,,bir ses duyacaksin !!sesi duydugunda ittigin kayayi tekrar geriye cek..simdi merak etme tuzak bertraf olmustur...2 bolumlu bir giris ileride..birinden kuvvetli su sesi geliyor burasi ucurum..sen diger giristen ilerle,,burada 3 ayri ayri insan boyunda yigma altin paralar goreceksin...daha derine ilerleme bunlar sana yeter ve hatta artar bile..............


Yesil dag da bulunan bir dereye verilen isim Harami Deresi .....

Bu derede el isciligi ile yapma , birbirine yakin iki bekleme ( gozetleme ) bulunmakta Dogru derede oldugumuzun kaniti ....
Dere suyunun bir kolu karadeniz e ( kara su ) akmakta ,, bu derede bir degirmen mevcut .... Degirmenin karsisinda digerlerinden farkli bir kayada ( papaz isareti ile topal ayi ) isareti mevcut ... Ayrica bu degirmenin onunde bir Kara Kaya bir de CIR CIR isminde bir cesme var .... Bu cesmenin yakinindaki bir baska kayaya verilen isim ( Kus Kayasi ) ...
Bu kayanin tepesinde bir kartal yuvasi , yine yakininda bir magara ve bu magarada bir pencere ( magara icinden bu pencereden kimse tarafindan farkedilmeden disarisini gozleyebilirsin ) ...

Derenin icinde ve degirmenin yaninda bir baska magaraya verilen isim ( Arabin Yanik Magarasi ) magaranin yaninda bir sari mese , ayni bolgede Lazaro koyu ..

Degirmen arkinda bir ( Karaca ) isareti tam karsida karacaya nisan almis vaziyette ( Avci ) isareti Buradaki diger isaretler
( Yarim Ay ve 99 luk Kantar ) ( Ay ve Cicek ) ( Domuz ve 6 Yavrusu ) ..... Domuzlarin baktigi yonde bir baska dere ( Karanlik Dere ) az otede ( Keci Dere ) ve daha ileride ( Havran Dere ) si .....

Bolgede ( Kara Dag ) ... Bu dag da iki tepe , tepenin biri ( Kara Tepe ) digeri de ( Kurt Tepe ) ........


SENE 1878Yanis alevci adındaki devşirmenin istanbul civarında 1878 yılında geçen bir yunan çetesinin açıkça yapmış oldukları olayları anlatır.

Çete başı Yanis alevcidir, 1878 senesinin dördüncü ayında osmanlı saraylarının padişahlara yakınlığı olması ile tanınan Yanis alevci aslında kavalalıdır. O dönemin hükümetinin içinde bulunan müslüman gibi görünen bir kaç hıristiyan sadrazam veznedar mimarlık gibi mesleklerde çalıştılar.

Yanis alevci o dönemde deftaran nazırı olarak padişahın yanında çalışmaktaydı. osmanlı adı ise kavalalı Mustafa paşa zade dir. ( alemdar ) Bu zat osmanlı sarayının tüm gelir ve giderlerini defterlerini tutmaktadır. bu süre zarfında akıl almaz sahtekarlıklar yaparak osmanlı hazinelerini eşkiyalar ile iş birliği yaparak, istanbul dışına kaçırıyorlardı.

Daha sonra bu olaylar Sultan Mehmet Reşat ve Abdül aziz tarafından açığa çıkartılır. Fakat Yanis alevci ( kavalalı Mustafa paşa zade ) bir cuma günü akşam gizlice saraydan kaçarak İstanbul dışında İstanbula yakın Hadımköy civarında Leftedoris deli Aleksiyon Vasilis statisko kara efe ( uzun Ali ağa ) Vasilis georgias kel todor gibi eşkiyaların arasına katılıp ve bu çeteler ile köy köy kasaba kasaba dolaşarak büyük ve kanlı soygunlar yaparlar.

Bu soygunlardan ilki BÜYÜK ÇATALCA SOYGUNUDUR. Büyük çatalca soygunu şu şekilde olmuştur. Osmanlı imparatorluğu tarafından Almanya ve Avusturya da bastırdığı on dokuz bin beş yüz adet ( 19, 500 ) Osmanlı lirasını getirmekte olan katar Gökçeler köyü yakınlarında rayları sökerek treni devirirler. (bu kelime yasak) yüklü vagonları boşaltarak yüz atmış çift katıra yükleyerek altı yüz yirmi sekiz kişi ile İnceğiz ve Kadı köyü geçerek Fener köyü yakınlarındaki alnında kılıç, ve Osmanlı yazısı olan ( Hünkar ) mağarasına getirerek buraya nakledilir.

Bu mağaranın etrafı ve İçi kaldırım taşlarla döşeli olup, üçü büyük diğerleri küçük yedi odası Bulunur. Tavanı bir kubbeye benzer, tam sol karşı kısmında bir adet Oyma uçar vaziyette kartal heykeli vardır. Bu kartalın karşısında özel olarak Bizanslar tarafından yapılma horasanlı bir oda vardır. Duvarın kapısında ( paletta ) (bu kelime yasak) diye yazı vardır.

İçerisi doludur, kartalın boyu yüz otuz beş cm dir. Ve Bizazans eseridir. Oradan ayrıldıktan sonra taş kaldırım yoldan devam ederek iki saat sonra bir derin çatağa geldik. Bu çatak zindan gibi karanlık ve uçurumdu.

Tek bir yoldan gidiliyordu, dar bir kayanın arasını devam eden taş kaldırım yolu takip ederek, daha önceden yapılma etrafı özel taşla inşa edilmiş temiz bir at bağlama yerine rastladık. Bu yere ancak yan yana yedi sekiz at bağlana biliyordu bu yerin ön tarafı açık bir yerdir. Bu yerde üç değişik taş vardır, ikisinin üzerinde put mevcuttur.

Atların arkası doğuya bakan kısım uçurum olup, pislikleri bu çatağa dökülür. Kuzey kısmı kayalardan örme bir duvardır.sağ yandan üç buçuk basamakla üste çıkılır. Burada küçük bir odacık birde ocaklık yeri vardır, yatak yerinde ve yastık Taşında, bir ufak put yedi sekiz kadar mal ve heybe resmi yaptık. Tavanda büyük bir delik vardır, katırların tavanında ise büyük bir nal, ortasında put vardır. Yemlikler taşlara oymadır.

halkaları taştanoyduk, bir saksı, içi horasan ile kapalı etrafında çiçek resmi vardır. Bu
çiçekler bir gül, bir laledir. Her yemlikte bir put ve bir heybe vardır. En köşedeki atın bağlama halkası bir demir kazıktandır. Üst kısmında dört mezar vardır, mezarlara yakın büyük bir horasan kapak ucunda bir tabak kadar büyük halka yaptık

Halka demirdendir, bu yerin altı mahzendir. İçerdekilerin hesabı bilinmez. Altı gün sonra orayı terk edip kömürcü köye geldik, bu köyden erzak alıp, eski şarapçı yoluna
yakın bir yerde konakladık. Bu yere Port horomis ismini koyduk Anlamı ise eğlence
meydanıdır. Bu yer düz bir alandı, etrafı Bizanslardan kalma harabelik, ortada taş sütun bir direk vardı, birde kutsal sayılan papaz kayası vardı. Bu taşta zitokonstantino zito papa gerolimatos diye yazılıdır.

İki gün sonra buradan ayrıldık Ayangilos köyü yakınlarında bir çete ile çatışmaya girdik, burada otuz arkadaşımızı kaybettik. Çete imha
edildikten sonra çetemiz tüm yükünü Ayangilos köyüne yakın Muratağa isimli bir türkün değirmenine götürdük.

Değirmen çalışır vaziyette idi, ivan isimli eşkiyam benden habersiz değirmenci murat ağayı öldürmüş, bende o sinir ile ivanı alnından vurdum. Daha sonra ikisini de değirmenin civarında bulunan kızılcık lık mevkine gömdük. Bu yer değirmenin yanında idi çetemin yükünü de değirmenin su arkına boşalttırıp Üstünü büyük taşlarla kapattırıp bir tüfek, bir süngü resmi işareti yaptırdım,


Birde içi putlu nal resmi yaptırdım. Bir hafta sonra oradan Sarayköy nahiyesine Geldik. Gece gizlice basarak ahalide ne var ise topladık, yiyecek aldık, hemen o gece orasını terk ettik. Gün görmez karanlık köy yakınlarında mola verdik, burada Bizanslardan kalma bir çok mağara ve kale kalıntıları vardı. Papa gamivas ( ganias ) kilisesine yükümüzü bırakarak yolumuza devam ettik.


Altı temmuz 1879 da Vize civarını bastık, yirmi yedi katıra erzaklar ile değerli eşyaları yükledik, perçem kaleye geldik. Bu kale kayalık bir
yerde üç çatağın birleştiği yerdedir. Bu yere yakın avpetros (arpetros) ve
pazarcı köyleri vardır.Bu tepeden açık havada deniz ve bu iki köy görünür. Kalenin taşlarında wwt…işaretleri vardır. Bu işaretler varalis antonyus volçana aittir.


Buraya gemici mevki, (bataklıkta) denir kiraz bahçeleri bulunur, evrencik köyü yakınlarında Büyük çataklıkta semeryan virgi kifas gemye adlı Bizans köy harabelikleri Bulunmaktadır. (köy isimlerinde harf hatası olabilir) Bu köylerin arasında bir kayada nişan olarak kebeli çoban on sekiz koyun resmi, gün doğusunda yontma taştan bir kurt çobana doğru bakar vaziyette.


Ayriyeten bir sarı birde beyaz alaca öküz yatar vaziyette yaptırdım. Buraya basilin köyü çok yakındır, ipek yolu hemen yakınından geçer. Bulgar peterin han, ağıl yeri ve çiftliği binaları buradadır. On yedi gün sonra samakofa ( Demirköy ) geldik atal sakal hıristosun çetesi ile birlikte yeni adaya gittik.

Yol üzerinde dravlitos angel lozera köylerine baskınlar düzenledik. (köy isimleri benzerlik gösterebilir) buradaki halktan aldığımız erzak ve eşyaları yeni adaya yakın Rum aya irina kilisesinin mahzenine işaret olarak altı resim yaparak bıraktık. Burası aynı zamanda rahibe okuludur.

Burada yüz yirmi altı rahibe vardı, daha sonra buradan panayırcı köye gittik. Köy ağası yorgoyu ve hanımı wargisa kızı konstasiyani ve oğlu aleksiyi yanımıza alarak, onların konağına gittik. Dört gün bu konakta konakladıktan sonra, kanlı dere sazlı gölün orada bulunan arkadaşlarımıza katıldık.

Değirmende sol üst kayalıkta büyük bit put yedi adet kiriş deliği, sağ üst Köşede bir çerçeve içinde wolçan kaptanın karısı ancelikanın resmi vardı.


Değirmenin ön kısmında duvar örülmüş yer vardır birkaç nöbetçi yeri iki at Binek taşı vardı. Daha aşağıda kaynak, kaynağın yanında bir kadın mezarı Vardı, bu yer kanlı dere ile karanlık derenin birleştiği yerin iki yüz adım ilerisindedir. Buraya tiryaki hasan paşa mevki i de denir.

Diğer bir adı da karanlık mevki. Biz daha sonra bu dereyi takip ederek velinko köyüne vardık,burada iki saat konakladıktan sonra varçenko köyü karagöz köyü tahtacı köyü çukur cambaz köylerine baskın düzenleyip, bu köydekileri katlettik. Eşyalarını alıp yenice köye geldik. Burada bizimle işbirliği yapan Bulgar İvan ile bulanık ve sulu dereyi geçerek patimağara köyü ile tekeş köyü Arasında minare kaya mevkiinde kayalık bir yerde kamp kurduk.

Bu yere halk dilinde ak tepe ile Kara tepe denilmektedir. Tüm eşyalarımızı bu kayalığın altındaki on beş kişi barınabilecek tavanında bir kadın resmi olan Bizans mağarasına gömdük, ve bir gün sonra oradan ayrıldık. Arkadaşlarımız ile vizis yolunu takip ederek kokar kaynak, mevkiinde bulunan glavata manastırı rahip okulu kuru dere avrimos köylerine baskınlar düzenledik.

Bu baskınlardaki eşyaları stanantomins kalesinin mahzenine sakladık. Hazinemin olduğu yere bir el resmi iki kadın resmi birde köpek resmi yaptık. Köpeğin sağ tarafındaki duvara bir kılıç birde anahtar resmi yaptık.

Daha sonra yane Üsküp ve kızılcık köye gece yarısı baskın düzenledik, buradan topladıklarımızı yane köyü yakınlarındaki volvodima değirmenine gömdük. Bu değirmenin yanında döşeme kaldırım yol gidiyor, değirmen büyük bir kayaya yapılmıştır, suyunu bir şelaleden alır, bu şelale on iki arşın yüksekliktedir.
 
Üst Alt